Red and Prag

Red and Prag
@redzen
“İnsan bazendir, daima değil..”
“Bir ara Nihan’ın telefonu çaldı, o konuşurken Salih’in gözü yan masadaki kadına ilişti. Kadın açıkça çirkindi; patlak gözler, dar bir çene, yanlış biçimlendirilmiş kaşlar.. Fakat sesi o kadar güzeldi ki. Sanki bütün kadınsılık sesinde birikmiş gibi. Sesinde Yunanca metinlere benzer bir tını vardı. Cazibe, diye düşündü, tuhaf bir şey ve metruk yerlere yuva yapıyor..”
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Bir insan güzel şarkıları seviyorsa sıradan olamaz diye düşünürüm. Çünkü müzik doğrudan ruhla konuşuyor ve söylediklerinin bir karşılık bulacağı ruhu da her zaman bulamıyor. Bulduysa orada asla sahte olmayan bir şey var demek, bu kıstasa çok güveniyorum..”
Edebiyat
“Neredeyse. Hah işte senin kelimen bu; neredeyse. Olup biten her şeyle ilgili bir neredeysen var senin. 'Neredeyse' ile 'çok geç' arasında sıkışıp kalmışsın. Hayatın hep bu iki şey arasında kararsız bir salınmadan ibaret..”
Edebiyat
İnsanların söz ve davranışlarının sizden daha çok kendileriyle ilgili olduğunu kavradığınızda benzersiz bir hürriyet hissine kavuşuyorsunuz. Onun hikayesi, onun çıkarımı, onun inancı ve onun tarzı. Bana karşı kabaysa bile, davranışıyla beni değil kendisini temsil ediyor. Kısacası, zor da olsa, herkesin esasen kendi şarkısını söylüyor olduğunu gerçeğini kabul etmeliyiz; ne de olsa seslerinin hoş tınısını ya da detoneliğini önce kendi kulaklarının duymak zorunda oluşuna mahkum kalmaya yazgılıdırlar. Sağlam bir adalet sistemi; tercih kendilerinin..
Düşünce
Puan vermedi·124 syf.··
2024 4. kitabı
Hiç tükenmeyen, zaman zaman silikleşse de tükenmeyen bir umutla Godot’yu bekliyorsun. Kimi, neyi beklediğini bilmeden bekliyorsun. Ruhunu sağır eden bir eylemsizlik çukuruna düşmüş halde bekliyorsun.. Beklerken ruhunun seni çağıran şarkısını, renklerini duymuyorsun. Hiçbir şey yapmadan bu bekleyişin ödülle nihayetleneceğini umuyorsun sadece. Beklemek zihnini flulaştırıyor, beklerken bir şey yapmayı, hissetmeyi, temas etmeyi dahi düşünecek tılsımı dahi yitirmişsin.. İklimleri, an’ları kaçırıyorsun. Bir şarkının içinde zihninin düş kurmasına bile yeltenmiyorsun, kendinden fersah fersah uzağa düşüyorsun bekledikçe. Yine de bitmiyor bekleyişin, sağır edici bir sıkıntıyla sürüyor.. Sahip olabileceğin yegane şey ‘an’ iken gözlerini kaçırıyorsun. Günü kurtarmaya çalışıyorsun bekleyişinle.. Godot gelmeyecek.. Godot’yu beklemekten vazgeçmediğin sürece gelmeyecek. Godot sensin. Ruhunda hissedebileceğin bir küçük tını. Artık anlamalısın bunu. Godot sensin..
Edebiyat
Godot'yu BeklerkenSamuel Beckett · Kabalcı Yayınevi · 200010,1bin okunma