İnsanların söz ve davranışlarının sizden daha çok kendileriyle ilgili olduğunu kavradığınızda benzersiz bir hürriyet hissine kavuşuyorsunuz.
Onun hikayesi, onun çıkarımı, onun inancı ve onun tarzı. Bana karşı kabaysa bile, davranışıyla beni değil kendisini temsil ediyor.
Kısacası, zor da olsa, herkesin esasen kendi şarkısını söylüyor olduğunu gerçeğini kabul etmeliyiz; ne de olsa seslerinin hoş tınısını ya da detoneliğini önce kendi kulaklarının duymak zorunda oluşuna mahkum kalmaya yazgılıdırlar. Sağlam bir adalet sistemi; tercih kendilerinin..
Hiç tükenmeyen, zaman zaman silikleşse de tükenmeyen bir umutla Godot’yu bekliyorsun. Kimi, neyi beklediğini bilmeden bekliyorsun. Ruhunu sağır eden bir eylemsizlik çukuruna düşmüş halde bekliyorsun..
Beklerken ruhunun seni çağıran şarkısını, renklerini duymuyorsun. Hiçbir şey yapmadan bu bekleyişin ödülle nihayetleneceğini umuyorsun sadece. Beklemek zihnini flulaştırıyor, beklerken bir şey yapmayı, hissetmeyi, temas etmeyi dahi düşünecek tılsımı dahi yitirmişsin..
İklimleri, an’ları kaçırıyorsun. Bir şarkının içinde zihninin düş kurmasına bile yeltenmiyorsun, kendinden fersah fersah uzağa düşüyorsun bekledikçe. Yine de bitmiyor bekleyişin, sağır edici bir sıkıntıyla sürüyor..
Sahip olabileceğin yegane şey ‘an’ iken gözlerini kaçırıyorsun. Günü kurtarmaya çalışıyorsun bekleyişinle..
Godot gelmeyecek..
Godot’yu beklemekten vazgeçmediğin sürece gelmeyecek.
Godot sensin. Ruhunda hissedebileceğin bir küçük tını.
Artık anlamalısın bunu.
Godot sensin..
Gölgeni seviyorum, boynunu büküşünü, serinini.
Ben senin çiçeklerini seviyorum. Köklerini de..
Dağlardaki geçitlerin oralardan hava kararınca bakan çiğdem!
Uyudum seni.
Akşam uyudu.
Sen de uyusan.
..
Kalbinin içini, akarsuyunu düşünür
gözünün gördüğü olurum.
Gecelerimi, dağlarımı ışıtanım,
senden yuvarlanıp sende kaybolurum
Sen de uyursan, uyurum.
..
Ey deniz kıyısı hasreti
ey nefes almam, dürüstlüğüm.
Görünür geçer sanmalar, yanılmalar.
“İyiyim. Sen de uyursan..”
Süreyya Berfe