Mum

Nefs, şeytanın arkadaşıdır ve özelliklerinde şeytana benzer. Aynı zamanda nefs, şeytanın insanın gönlündeki vekilidir. Nefs ve şeytan, insanoğlunun kalbine zaman zaman seslenişte bulunur. Buna “Hatır (çoğulu: Havâtır)” denir. Bu sesleniş nefs tarafından gelirse, buna “Hevâcis”; şeytan tarafından gelirse “Visvâs (Vesvese)” adını alır. Nefs’in hevâcisi ile şeytanın vesvesesi, birbirinden şöyle ayırt edilebilir: “Nefs senden bir şey isterse bunda direnir, inat eder; bu hususta —çok zaman geçse bile— yine de istediğini elde edinceye kadar ısrar eder durur. Nefs’e karşı açtığın savaş ne kadar samimî bir biçimde sürerse sürsün, o da inadında ısrar eder. Şeytan ise seni bir günah işlemeye çağırır da sen de o işi yapmayarak ona karşı koyarsan, o da hemen başka bir günah işletmek için sana vesvese vermeye başlar. Çünkü dine aykırı tüm davranışlar şeytan için aynıdır, farketmez. Sufiler, Nefs'i şeytandan daha tehlikeli bir düşman olarak nitelemişlerdir. Zira Nefs şeytanın vesvesesine kulak vermese, onun vaatlerine kapılmasa; insan Hak yoldan sapmaz, isyankar bir kul olmazdı.
Tasavvuf
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Şu mürekkep heykel (beden) ise, insan için bir gemi konumundadır. İnsan denizi onunla cismaniyatı geçmektedir. Hayret ki hayret!... Maddi alemde gemi denizin üzerinde yüzerken, burada deniz gemiye binmiş bulunuyor.
Rasulullah Efendimiz sav şöyle buyurmuştur: “Dünya her yanlışın başıdır.“ Bunun dışındaki hatalar, yanlışlar dünya aşkının çocukları konumundadır.
İnsan kalbiyle Allah'a yaklaştıkça huzur bulur. Kalbini dünyaya kaptırdığında ise içindeki sesler çoğalır. Demek ki zihnimizdeki bu kalabalık, aslında kalbimizin dağınıklığından başka bir şey değil. Muhyiddin İbn Arabi
6/10
·724 syf.··
2025 31. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2025 12:05
Kolpa bir kitap. Çok saçma buluyorsunuz okurken fakat ilginç bir şekilde yazarın beyninden geçenleri merak ediyorsunuz. O yüzden kendinizi okumaya mecbur hissediyorsunuz. Kitap 1970 lerde yazılmış. İhtiva ettiği şeyler göz önüne alındığında kitap için Bir Türkiye Cumhuriyeti kitabı diyebiliriz. Okurken çok ilginç şeylere yazarın takıldığını farkeder ve gülersiniz. Hep duyduğum ve okumak istediğim bir kitaptı. 724 sayfalık bu eseri bitirebildiğim için kendimle onur duyuyorum. Tutunamayanlar aslında kendine has ve ilgi alaka isteyen insanlardır. Bu romanda -her ne kadar kolpa bir şekilde yazılmış olsa da- aralarda Selim Işık’ın ailesiyle iletişiminin iyi olmadığını ve aşktan yana mutlu olamadığını görüyoruz. Genel Tutunamayanların aksine Selim’in işi var. Bu incelemeden insanlığa mesajım lütfen sevdiklerinize, yakınınızdakilere değer verin, ilgi gösterin. Yapılan araştırmalara bakıldığında intihar eden insanların bu fikirlerinin çok uzun zaman önce kafalarında oluştuğunu ve bunun şartları değişmediği için sebat ettiğini görüyoruz. Tabi ki Tutunamayanların -kendisi veya ailesi tarafından- muhakkak psikiyatri ile yakın ilişki halinde olmaları gerektiğini düşünüyorum. Dünya gerçekten yaşanılabilir bir yer olmaktan çıktı. Fakat inancımıza sarılıp doğru işler yapıp ecelimiz geldiğinde -gayrı iradi- dünyayı terketmek bence iyi olacaktır. Dünya istediğimiz gibi bir yer olmuyor diye hayatımıza son vermek bence saçma olur. Burası ebedi ikamet yerimiz değil. İnanır ve güzel işler yaparsak ebedi karar yerimiz olan Cennet'te bütün hayal ve temenni ettiğimiz şeylere ulaşacağız. Acele etmeyelim. Sabırlı olalım. Bu incelemeyi de Tutunmakta zorlanan bir insan olarak yazıyorum. Tutunamayanlara sevgi ve selamımı arz ediyorum. Sevgiyle ve kitapla kalın.
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,9bin okunma