"İrade veya tutku gibi kelimelerin ne anlama geldiğini irdelememeye karar vermişti çünkü güvenmesi gerekenin, benliğini yönlendirmek adına surekli tekrar ettiği bu kelimeler değil, kendi sağduyusu olduğunu anlamıştı."
"...yanında bütün varlığımı kaplayan o garip tatmin hissi karşısında şaşırmıştım, daha sonra bu his hızla yerini endişeye bıraktı. Bana 'öyle bir tatmin ki arzu edecek başka bir şey bırakmıyor' demiştin ya hani. İşte maalesef beni endişelendiren de bu."