Düşmanın bütün hareketlerini Osmanlı topraklarında yaşayan gayrimüslim halk kolaylaştırıyordu. Düşman onların yardımıyla Üsküb'e kadar geliyor, yine onların yardımıyla kasabaları yakıyordu. Hudutlarda oturan gayrimüslimler düşmana katılmış, kasabalara tecavüz ediyorlardı.
Tekrar söyliyeceğim, asıl ders budur: Çekilmenin zamanını bilmek! Bir devlet adamı, yerinde kalmak için bahaneler icadına çalışmamalıdır; tabii bir davranış vardır, öyle yapamadın mı siyaset; derhal yerini bir başkasına terki icabettirir.
Refik Bey, insanın münhasıran kendisinin olacak şeyi ancak bir çocuk olabilir. Ne diyorum? İnsan değil,kadının demeli. Çünkü her erkeğin benim dediği ve münhasıran onun olan bir anası, kız kardeşi, sevgilisi, bir kadını vardır. Kadının öyle değildir. Hiçbir kadının benim diyebileceği bir erkek yoktur, yalnız çocuğu vardır. Ve çocuğu hususiyle bir şahsiyete malik almadan onundur. Sonra çocuğunun çocuğu, hep çocuklar!