İnce ama size ahlak dersi verebilecek bir kitap. Düşündürücü bir sohbet havasında yazılmış. Herkes hayatında bir kere okumalı. En sevdiğim kısım sokratesin kendisini bir bilge olarak görmemesi. Asıl yeteneğim kendisini bilge olarak görenlerin cahil olduğunu ortaya çıkarmak diyor.
Bu adam kitap yazdıysa herkes yazabilir. Her önüne gelen kitap yazmamalı. Tamamen zaman kaybı. Kitabı okuduğunuzda sadece ebeveynlerine isyan eden cahil asi bir gençlik edasıyla yazılan bir kitap göreceksiniz. İsim seçimleri bile akla gelen ilk isimler. Hakan ve Yağmur.
Tezer Özlü değerli kadın yazarlarımızdan birisi. Bu kitabı okumak bu yüzden benim için önemliydi. Hayat hikayesine baktığımızda inişli çıkışlı yaşamı dikkat çekiyor. Hep bir arayış içinde olmuş ama aradığını bulamamış birisi. Kitaba gelecek olursak hayatının bir kısmını anlattığı aşarı betimlemeler içeren konu bütünlüğünü yakalamakta zorlanacağınız bir kitap. Kitap baştan sona mekan tasviri ve kopuk olay örgüsü ile ilerliyor. Küçücük bir dikkat dağınıklığında ben neredeyim diyebiliyorsunuz. Sanırım sevgili yazarımızın iç dünyasıda zaten bu şekilde. Keyifli okumalar dilerim.
Beni çok etkileyen bir kitap oldu. Kitabı bitirdim ve kapağını kapattım ve içimden böyle son mu olur arkadaş dedim. Ama bir yandan da 101 sayfa boyunca yaşanan o koşuşturmanın son bulması beni rahatlattı. Kitabı okurken kendinizi kitabın içinde buluyorsunuz bazen Kino’nun yaşadığı hırsı sizde yaşıyor üzüntüyü sizde hissediyorsunuz. Bazen onunla aynı şeyleri hissediyor inciye sıkı sıkı tutunmak istiyorsunuz bazende inciden kurtulmak geliyor içinizden. Bazı anlarda karekter nefesini tutsa sizde tutuyorsunuz. Sanki siz ses yapsanız sizi duyucaklar. Kısacası kendini okutan ve içine alan bir kitap.
İnciJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 202349,8bin okunma