Hızla değişen ve kontrolden çıkan bir dünya
Puan vermedi·210 syf.··
2025 173. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 26 Kasım 2025 16:38
​"Peki, gerçekten dünya elimizden mi kaçıyor? Anthony Giddens, 'Elimizden Kaçıp Giden Dünya' ile bu soruyu merkeze alıyor ve bize modernitenin ikilemlerini; yeni riskleri, aile kurumundaki dönüşümü ve demokrasinin geleceğini cesurca analiz ederek cevaplıyor." -Küreselleşme Kitap, küreselleşmenin sadece ekonomik bir süreç olmadığını, aynı zamanda politik, kültürel ve kişisel yaşamlarımızı kökten değiştiren çok boyutlu bir olgu olduğunu güçlü bir dille savunuyor. Hızla değişen ve kontrolden çıkan bir dünyada yaşıyoruz . Çoğumuz kendimizi üzerinde hiçbir etkimiz olmayan güçlerin kıskacında hissediyoruz. Küreselleşme, dünyayı hızla değiştiren ve bu değişimin bazen denetimimiz altından uzaklaştığı hissini veren bir süreç olduğunu belirtiyor. Kitabın genel mesajı, küreselleşmenin getirdiği değişimi anlamak ve bu değişim karşısında pasif kalmayıp aktif bir şekilde yeni risklere karşı önlemler almamız gerektiğidir. -Risk Yazar, küreselleşmeyle birlikte ortaya çıkan en önemli konulardan birinin de yeni riskler olduğunu belirtiyor. Geçmişin doğal risklerinin aksine, günümüzdeki riskler (iklim değişikliği, finansal krizler,genetiği değiştirilmiş ürünler , nükleer tehlikeler vb.) çoğunlukla insan eliyle ve küresel çapta üretilmiştir. Giddens, bu durumun modern toplumda bir güven krizi yarattığını ve artık geleneksel otoritelere körü körüne güvenilemeyeceğini ifade ediyor. Sonuç olarak kapitalizmle birlikte risk faktörü oldukça fazla. -Gelenek Gelenek ve görenek; bunlar, insanlık tarihinin büyük kısmı boyunca çoğu insanın yaşamının hamuru olmuştur. Küreselleşme sürecinde geleneksel yaşam tarzlarının ve alışkanlıkların nasıl değiştiği ve çözüldüğünden bahsediyor. -Aile Küreselleşen dünyanın ve bireyselleşmenin, aile kurumunu artık katı geleneksel kalıplarla
Elimizden Kaçıp Giden DünyaAnthony Giddens · Alfa Yayıncılık · 200037 okunma
8/10
·80 syf.··
2025 5. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2025 13:27
İnsanın kendi geçmişiyle ilişkisinde unutmanın dönüştürücü gücünü fark etmesine sağlayan bir kitap:)Hatırlamak kadar,nasıl unuttuğumuz da kim olduğumuzu belirler. Kitaptan ilhamla o ozaman ‘unutma günlüğü’ müzik listesi bırakayım:) 1-Max Richter-On the Nature of Daylihgt 2-Ludovico Einaudi-Ascent 3-OlafurArnalds-Saman 4-Balmorhea-Remembrance 5-Nils Frahm-Ambre 6-Agnes Obel-The Curse 7-Explosions in the Sky - Your Hand in Mine 8-Hammock-Turn A Way and Return 9-Surjan Stevens-Should Have Known Better 10-Yiruma-River Flows in You 11-Olafur Arnalds&Nanna Bryndis-Partisans 12-Kiasmos-Looped 13-Sigur Ros-Varuo 14-Brian Eno-An Ending Yeniye yer açtım…
Unutma BiçimleriMarc Auge · Yapı Kredi Yayınları · 2019315 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Evrenin Derinliklerine Açılan Kapı: Üç Cisim Problemi
Puan vermedi·416 syf.··
2025 1. kitabı
Bilimkurgu kitaplarını hep sevmişimdir ama çoğu zaman aynı kalıpların tekrarlandığını hissetmekten de kaçamam. Oysa “Üç Cisim Problemi” bambaşka bir yerde duruyor. Çinli yazar Cixin Liu’nun bu eseri, sadece bilimkurgunun sınırlarını zorlamıyor, aynı zamanda okuru zihinsel bir yolculuğa çıkarıyor; fiziğin, tarihsel travmaların ve insan doğasının sorgulandığı çok katmanlı bir anlatı sunuyor. Gelin birlikte bu sıra dışı romanı detaylıca inceleyelim. Çin’den Yükselen Bir Ses Öncelikle Cixin Liu’yu tanımak gerekiyor. Çin edebiyatı dünya çapında çok bilinen bir alan değil; özellikle bilimkurgu alanında. Ancak Liu, bu önyargıları yıkarak, Hugo Ödülü kazanmış ilk Asyalı yazar oldu. “Üç Cisim Problemi” onun The Remembrance of Earth’s Past üçlemesinin ilk kitabı ve bilimkurgu türünde bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. Kitap, Çin Kültür Devrimi'nin karanlık döneminden başlayarak, çok daha büyük –hatta galaktik– bir hikâyeye dönüşüyor. Başlangıçta neyin ne olduğunu anlamak zor olabilir ama sabırla ilerledikçe, zihinsel bir şölenin ortasında buluyorsunuz kendinizi. Bilimin Roman Hâli Kitabın ismine baktığınızda bile farklı bir bilimkurgu eseriyle karşı karşıya olduğunuzu anlıyorsunuz: “Üç Cisim Problemi”. Bu terim, fizikte birbirine kütleçekimiyle bağlı üç gökcisminin hareketlerinin öngörülemezliğini anlatan kaotik bir problemi ifade eder. Ve evet, bu doğrudan romanın temelini oluşturuyor. Ama merak etmeyin, Cixin Liu bunu okura boğucu bir şekilde değil, akıcı ve merak uyandırıcı bir dille sunuyor. Hatta fiziğe özel bir ilginiz olmasa bile, konunun içine sürüklenmeniz işten bile değil. Kitapta Trisolaris adlı başka bir gezegen sisteminden gelen uygarlıkla temas kurma çabaları, fiziksel yasaların sınırlarını zorluyor. Ama Liu’nun ustalığı burada: Bilimsel detaylar
Edebiyat
Üç Cisim ProblemiCixin Liu · İthaki Yayınları · 20202,444 okunma
10/10
·272 syf.··
2024 4. kitabı
Bilir misiniz bilmem ama “Remembrance” diye bir şarkı var. Bu kitabı okurken o şarkıyı dinlemiştim… insanlar bu şarkıyı duyunca üzülür anılara dalar… bense bu kitapın zorbalığa karşı olan tutumunu, yalnızlığın son bulabileceğini ve o sıcak arkadaşlığı hatırlıyorum… yani anlayacağınız bu kitap ve müzik bende çok bağdaştı. Sizlere önerim özellikle “Öteorman” sahnelerinde bu şarkıyı dinlemeniz. Gerçekten hikayeyi sizde yaşatacaktır. Öteorman
Müzik
ÖteormanDarren Simpson · Genç Timaş Yayınları · 2023491 okunma
7/10
·86 syf.··
2024 1. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2024 21:43
“İnsana Çok Toprak Gerekir mi?” Ah be Pahom! Önündekini alacaklar korkusuyla canından oldu. Aç gözlülüğünden değildi bence, yokluk bilincinin bir sonucu. Hikayeyi Remembrance veya Broken dinlerken okumanızı tavsiye ederim, daha çok içinize işliyor. Müzik dinlemeden kitap okumak da çok büyük bir eksiklik bence. Eskiden müzik dinlemeyerek okuduğum kitapları hiç okumamışım, boş boş bakıp geçmişim gibi geliyor.
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024234,4bin okunma
10/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2024 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2024 15:55
(Öncelikle bu kitap bana Remembrance parçasını hatırlatıyor ve yazarken de dinliyorum.) Bu zamana kadar nerdeyse herkesin bildiği, herkesin küçüklüğünde okumuş olduğu kitabı 21. yaşımdayken yeni okuma fırsatı bulabildim. Yillardir okumak istedigim bir kitapti. Pahali geldi alamamistim. Bir sahaf buldum, beni bekliyordu zeze. Icim acidi, cok acidi. Bilmiyorum belki de cocuklugumdaki yalnizligi gordum onda. Belki ogretmen adayi oldugum icin bu kadar dokundu icime. Belki sadece olmasi gereken buydu. Bir seyleri daha iyi anladim, hicbir noktasini hatirlamadigim cocuklugumu hissettim okurken. Kardeslerimi dusundum, aslinda ne kadar dusuncesiz davrandigimi, onlarin dunyalarini. Hayat ne kadar acimasiz ve insanlar ne kadar bencil bir kez daha gordum. Her kitabi farkli bir hayatimmis gibi okuyorum, her kitabi yasadigimi dusunuyorum ama bu baskaydi benim icin. Zeze kardesim gibiydi, zeze cocugum gibiydi. Zeze ben gibiydim. Babasi sıkılmasin diye sarki soylediginde dayak yedi, anlamini bile bilmezken sarkinin. Balon yaparken dayak yedi, oysa en deger verdigi esyalarini satmisti o kagidin parasini kazanabilmek icin. Bi cocuk icin en onemli olacak seyleri. Bilmiyorum soyleyecek cok seyim vardi, hepsi bogazimda kaldi. Sadece ruhum aciyor. Bu kitabi kucukken okuyup unutmak istemezdim. Bazen bazi seylerin dogru zamani beklemesi gerekiyormus demek ki. :')
Duygu ve Düşünce
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,5bin okunma