Favorilerim arasına en tepeden giriş yaptı.
V. E. Schwab kitaplarını uzun zamandır merak ediyordum ve beni hayal kırıklığına uğratmadı.
Kitapta fantastik unsurlar olmasına rağmen yeni bir dünya anlatımı yok. Bölümler kısa, diyaloglar fazla, boğucu betimlemeler yapılmamış dolayısıyla kitaba kolay adapte olabiliyorsunuz. Zaman atlamaları çok sık olduğu için başta kafa karıştırıcı olabiliyor ama ikilinin arasında yaşananları ve ilişkilerinin derinliğini görmemiz açısından gerekliydi. Genel olarak güzel kurgulanmış akıcı bir kitaptı diyebilirim.
Ana karakterlerimizin ikisi de hem çok zeki hem de gri karakterler. Kitaptaki kimse gerçekten iyi değil ama tamamen kötü de değil, benim en sevdiğim kısım da bu oldu sanırım.
Eliot'un başarılı bir öğrenci, ilgili bir sevgiliyken bir anda kafayı tanrıyla bozup yaşadığı güç zehirlenmesi; Victor'un, Eli'yi en yakını olarak görüp içten içe kıskanması... İkili birbirlerinden nefret ediyor, öldürmek için can atıyorlar ama aynı zamanda hayatlarının tek amacı bu ve sonrasında ne yapacakları hakkında hiçbir fikirleri yok. Kısacası aralarındaki gerilim mükemmeldi.
Syd'e başta alışamadım ama Victor'a olan sonsuz güveni çok tatlıydı. Found family aşığı biri olarak Sydney, Mitch ve Victor'un dinamiğine bayıldım. Sadece Serena'nın ne yapmaya çalıştığını tam olarak kavrayamadım, gücünü çok daha iyi kullanabilirdi diye düşünüyorum. Keşke Syd ve Serena'nın da geçmişini biraz daha görebilseydik.
Mitch'in geçmişi hakkında da merak ettiğim şeyler var, ikinci kitapta onun da düşüncelerini daha fazla görüyoruzdur umarım.
Özetle, son zamanlarda okuduğum en iyi kitaplardan biriydi. Yazar gerçekten çok iyi bir iş çıkarmış, diğer kitaplarını da okuyacağım. Kesinlikle öneriyorum.