"Da Vinci Şifresi"
Puan vermedi·495 syf.··
2026 29. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 22:46
İkinci kez okumak üzere başladım Da Vinci Şifresi'ne.. Yanında da "English Renaissance Lute Music"i açtım. Bu sefer tüm seriyi okuyacağım. Da Vinci Şifresi
Da Vinci ŞifresiDan Brown · Altın Kitaplar · 200352,9bin okunma
Puan vermedi·376 syf.··
2026 5. kitabı
Léon l’Africain is one of those rare historical novels that feels both intimate and epic at the same time. Written as a fictional memoir, the book tells the story of Hasan al-Wazzan, a real historical figure who later became known in Europe as Leo Africanus. He was born in Granada at the time of its fall, traveled across North Africa and the Middle East, was captured by pirates, and eventually lived in Rome. His life alone sounds like fiction but it isn’t. That’s part of what makes this novel so powerful: it’s based on a real person who truly moved between civilizations during a time of huge political and religious change. Through his eyes, we witness the fall of Muslim Spain, the cultural richness of Fez, the tensions within the Islamic world, and the Renaissance atmosphere of Rome. Instead of presenting history as a dry list of dates and events, Maalouf lets us experience it through emotions, relationships, and personal dilemmas. The novel explores themes of identity, exile, belonging, and cultural hybridity. Hasan doesn’t fully belong anywhere, not in Granada after its fall, not entirely in Fez, and not even in Rome where he adapts to survive. His shifting identity raises questions that still feel relevant today: Are we defined by religion? By nationality? By language? Or are we something more fluid? What I really appreciate about this book is how smoothly history is blended into the narrative. You learn about political struggles, trade routes, religious conflicts, and intellectual life almost without noticing that you’re “studying.” If someone doesn’t enjoy reading history books, this novel is a perfect alternative. It teaches history through story. The facts are there, but they’re alive attached to characters you care about. Maalouf’s writing style is
Afrikalı LeoAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202418,4bin okunma
Reklam
7/10
·112 syf.··
2025 9. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2025 13:43
Poetika, edebiyatın ve özellikle trajedinin ne olduğunu anlatan temel bir eserdir. Aristoteles, sanatın bir taklit (mimesis) olduğunu söyler ve iyi bir trajedinin olay örgüsü, karakter, dil ve duygu uyumu üzerine kurulması gerektiğini vurgular. Amaç, okuyucuya korku ve acıma duyguları yaşatarak katharsis sağlamaktır. Kısa ama etkisi büyük olan Poetika, edebiyatı daha bilinçli okumak isteyenler için hâlâ yol göstericidir.
1000Kitap
PoetikaAristoteles · Can Yayınları · 20185,1bin okunma
Puan vermedi·200 syf.·
2025 885. kitabı
Önceden intihal” kabaca, benzeşme, üstünü örtme, zamansal ters yüz etme ve bağdaşmazlık ölçütleriyle fark edilebilecek olan ve bir yazarın, kendisinden sonra gelen, gelecekteki bir yazardan esinlenmesi, araklaması, giderek intihali paradoksudur., dıye bilgi veriyor sözlük bıze Gerçekte, edebiyat ders kitaplarının geçmiş edebiyatla, bazen de günümüz edebiyatıyla ilgilendiğini ancak pek nadiren geleceğin edebiyatına ilgi duyduklarını görmek çarpıcıdır. Eğer, yüzü sırf geçmişe dönük ve diğer tüm köken biÇimlerine kayıtsız kalan etkiler ile kaynaklar kuramının ne kadar büyük bir yer kapladığını enine boyuna düşünürsek bunda şaşılacak bir şey bulunmaz. Bunların hesaba katılması, araştırmaların geçmişi unutturmadan büyük ölçekte genişletilmesini ve bu kitapların da geleceğin tanımına doğru yönlenmesini gerektirir. "pierre bayard'ın kitabının temel tezi sonradan gelen şair/yazarın öncekini aşmasıdır. öyle ki sonradan geleni okuduğumuzda, önceki, sonradan gelenden etkilenmiş izlenimi ediniriz. o derece usta işi bir yapıtla karşı karşıyayızdır yani. misal yahya kemal-tanpınar ilişkisinde yahya kemal deyim yerindeyse şair tanpınar'ı iğdiş etmiştir. güçlü şiiri karşısında tanpınar ezilmiştir. tanpınar, yahya kemal'i aşamamıştır. yani babayı öldürememiştir ve şiirinde yahya kemal etkileri çok barizdir. yalnız dikkat buyrulmasını rica ediyorum denemeci, eleştirmen ya da romancı tanpınar değil şair tanpınar'dır iğdiş edilen. işte bayard'ın teorisini bu ilişkiye uygularsak tanpınar öyle şiir yazacaktı ki biz de "ya yahya kemal, kendinden sonra gelen tanpınar'ı taklit etmiş, onun gerisinde kalmış" ya da "tanpınar'ın şu şiiri erenköyünde bahar şiirinden çok daha iyi" diyecektik. bayard bey, kabaca bunu söylüyor. gelgelelim benzer şeyi harold bloom, batı kanonu kitabında söylüyor
Deneme, İnceleme, Edebiyat
Önceden İntihalPierre Bayard · Everest Yayınları · 20206 okunma
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2025 287. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2025 11:34
Bakhtin bu çalışmada Dostoyevski’nin romanlarını “çokseslilik” kavramı üzerinden yeniden tanımlar. Ona göre Dostoyevski’nin karakterleri, yazarın düşüncesine eklemlenmiş figürler değil, kendi ideolojik sesi olan bağımsız bilinçlerdir. Bu yaklaşım, romanların yapısını kapalı ve tek merkezli olmaktan çıkarıp sürekli bir düşünsel diyalog alanına dönüştürür. Kitap, Dostoyevski’nin anlatısal tekniklerini yalnızca edebi değil, söylemsel bir düzeyde de çözümleyerek modern roman eleştirisine özgün bir perspektif getiriyor. Kısa ama yoğun; özellikle edebiyat teorisiyle ilgilenenler için önemli bir başvuru niteliğinde.
Dostoyevski Poetikasının SorunlarıMikhail Bakhtin · Alfa Yayınları · 202048 okunma
9/10
·336 syf.·
Beğendi
·
2025 176. kitabı
Rönesans - Jules Michelet Tarihin belli bir dönemi için renaissance terimini ilk kez kullanan Jules Michelet, Fransız bir tarihçi. ( Renaissance: Yeniden doğuş, uyanış, canlanma ) Rönesans dönemine dair ilk başta , on dört -on beşinci yüzyılda feodallerin yönettiği toprak sistemi , klisenin soylular ve kral etrafındaki baskısı ve gücü , Orta Çağ'ın ne kadar sert ve artık ölü bir dönem olduğunu ve bu ölü dönemin kesin olarak on beşinci ve on altıncı yüzyılda matbaanın, Antik Dönemin, Amerika'nın, Doğunun, gerçek dünya sistemi teorisinin , çarpıcı aydınlanma çağının ışınlarını üzerinde toplandığında çöktüğünü okuyoruz. Yazar Fransa'nın çalışmaları ile en isim yapan tarihçilerinden biri, dolayısıyla bu eserinde on yıllık Orta Çağ' ve Fransız Devrimi'ne dair çalışmalarının arasında bir ilişki kurabilmek için , tarihin bu iki önemli dönem arasına Rönesans'ı ve Modern Çağı yerleştiriyor. Tarihsel olarak yalnızca Kralları, Soyluları anlatmayip tarihe en alttan bakabilen yapısıyla esasen Jules bu kadar öne çıkıyor. Çünkü o , krallardan çiftçilerin günlük yaşamına kadar derine , öze bakabiliyor. Orta Çağ ve onun skolastik düşünce yapısı, klisenin egemenliği ve engizisyonunu göz önünde bulundurarak aslında yüzyıllardır devam eden savaşın Rönesans ruhuyla çarpışmasını ve sonuçlarını ele alıyor. Ve edebiyat, sanatta Rönesans etkisi. Çağının oldukça ilerisindeki isimler ( Da Vinci, Michelangelo, ilahi komedyası ile Dante ) ... Sonrasında Fransa'nın kılıcının İtalya'yı nasıl uyandırdığı. Üstelik Rönesans İtalya'da daha da ışık saçan bir etkiyle yükseliyor. Jules Michelet 'in derinlemesine incelediği ve merceği elimize uzattığı bu araştırmaya Rönesans'ın ilk cümlesi ve mantığın son cümlesi ile bitirmek istiyorum. " Doğaya geri dönün." Kitapları Kurtaran Kedi Rönesans Jules Michelet
RönesansJules Michelet · Flamingo Yayınları · 2024147 okunma
Reklam
Reklam