live laugh love sirius black
10/10
·510 syf.··
2026 57. kitabı
Yetişkinken bu seriyi tekrar okumak içimdeki çocuk için yaptığım en iyi şey. Sirius ve James benim hep favori karakterlerim olmuştu, bu kitap onlarla buluştuğum sıcacık bir kafe gibi hissettiriyor. Replikler, plot, karakterler her şey o kadar iyi ki, 10 puan vermek yetmiyor. Sirius’a yapılan o haksızlık şu an beni daha da öfkelendiriyor, 12 yıl Azkaban’da yapmadığı bir şey için kalması korkunç. Kitabın başından beri onun hakkında yapılan kötü varsayımları öfkeyle okudum ama en nihayetinde Harry bir sürü yetişkinin yapamadığını yapıp onu dinledi de, masumluğu kanıtlandı. Severus seni hiç sevmedim, sevmicem de. “Ben Sirius Black, Harry Potter’ın vaftiz babası sıfatıyla, onun hafta sonlarında Hogsmeade’i ziyaret etmesine izin veriyorum.”
Harry Potter ve Azkaban TutsağıJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 200142,3bin okunma
8/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 100. kitabı
Bence Hayden gün yüzü görmemek için oluşturulmuş bir karakter ya kızı kaçıran kaçırana. Her eline geçiren işkence ediyor yav. Hayden, Nolan tarafından kaçırılıp tutsak edilmiş ve ejderhasını ortaya çıkarmak için işkence görmüştür. Yorumum SPOILER içerecek. Hayden’ın kraliyet soyundan olması gerçeği Ejderha Tayfamızı çok endişelendirmektedir. Çünkü bütün doğa üstü varlıklar onun gücü ve pulları için savaşacaktır. Neyse ki bu kitapta kız bağlarını tamamlıyor. Ama ne oluyor tahmin edin Delenay ve annesi Dekan Robinson onu Nolan’a veriyor neyse ki bizim kızın içinde ki ejderha hem Corbett klanını hemde Nolan’ı temizliyor. Ve son bölümde 12 yıl sonrasında çocuk sahibi olup mutlu bir aile olduklarını okuyoruz. Kitap 8 puanı hak etmiyor olabilir ama sonu iyi bitti diye içimden geldi. Bizi Birleştiren Bağlar serisiyle evet benzer yanları vardı ama çok yüzeysel bir kitaptı. Mesela Wren karakteri birilerinden kaçıyor. Bizim kızla birden arkadaş oluyor falan fistan. Büyük ihtimalle yazar onun için de ayrı bir reverse harem seri düşündüğü için bu şekilde yapmış. Ama okuyacağımı sanmıyorum her ne kadar kısa kısa olsa da kitaplar. Smut çok yoğundu. Replikler de biraz fazla dark ve klişeydi. Bu kadardı yorumum gkwplcşaşd.
Alevlerin ŞafağıTessa Hale · Nox Yayınları · 202641 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
3/10
·353 syf.··
2026 52. kitabı
dean bütün kitabı saçma sapan sadece “fuck you” diyerek bitirdi. hani planlarımız vardı? hani anamızın babamızın intikamını alıyorduk? 4 yaşında başlayan bir nefretin tiernan’ı gördüğü an şehvete evrilmesi olacak iş değil. replikler çok kötüydü ama bundan kötü olan bir şey varsa o da dean’ın kendisi. intikam ateşiyle tutuşurken tiernan’la, ash’le rory’le cil’le takıldığı an her şeyi unutup komünist tavşana döndü “bizim başımız dertte” “bizim silahlar” “bizim karanlık işler” bir dur reis sakin ol, sen onlara dahil değilsin. intikam falan yalan oldu, dean yalnız kalmak istemediği için her şeyi unuttu. diğerleri de dean’ın onlara aslında intikam amacıyla yanaştığını unuttu. herkes çok affedici bu kitapta ama ben değilim. BEN AFFETMEM. çok tadım kaçtı
Bittersweet RevengeRiley Hart · Independently Published · 20251 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2026 112. kitabı
Bazen hayat, aynı sahnenin farklı günlerde tekrar oynandığı bir tiyatro gibi hissettirir her birimize. Ne kadar çabalarsan çabala, dekor değişmez, replikler tanıdıktır. Tükenmişlik tam da burada hissettirmeden yerleşir insanın içine, ne büyük bir fırtına koparır ne de aniden yıkar, ama yavaş yavaş içindeki ışığı kısar. Çözümsüzlük duygusu ise o kadar ağır basar ki çözüm yolları gözümüzün önüne gelse bile göremeyiz bazen. İnsan bu döngüde sıkıştığını fark ettiğinde, aslında en çok kendine yabancılaşır çünkü artık ne başlangıçların heyecanını hisseder ne de sonların anlamını. Ama belki de en derinde, görünmeyen bir yerde, bu tekrarların içinde bile küçük bir değişim tohumu bekliyordur. Hem sosyal hem de iş hayatının içerisindeki kısır döngülerden kurtulmak çok zor değil. Beyaz yakalıların kurtulmaya çalışırken daha da içine çekildiği bu girdap, bir de bir çok engele takılıyor. Tabi sadece kitap pencereden bakmıyor yaşamın farklı alanları içerisindeki farklı rollerimiz üzerinden de fikir sunuyor. Kendime can olmak, kendime sorular, somut kazanımlarım, zorlandigim temas konularım, beyaz yakalı kadın yaşamı, potansiyeli açığa çıkarmak başlıkları altında yaşamın içerisinde karşılaşabileceğimiz özellikle olumsuz durumlara karşı bir bakış açısı sunuyor. Hayat bazen sanki bizleri çok geriden takip ediyor gibi hissediyoruz. Kalıplaşmış değer yargıları, gelenekselleşmiş eylemler, popüler kültürün unsurları, hiç sorgulanmadan birbirini tekrar eden her şey bir süre sonra bizleri tüketiyor. Dolayısıyla bu duygular içerisinde yola devam etmek o kadar da kolay değil. İçimizdeki boşlukları doldurma zamanı geldi. İnsan bazen kendisini rahatsız eden şeyleri fark eder ama onları nasıl yok edebileceğini bilemez. Çünkü bazen sorunları tespit etmek yeterli değildir. Onları ortadan
Kendine Can OlmakGülhan Cantürk · Mona Kitap · 20266 okunma
Erkeksiz Kadınlar
7/10
·104 syf.··
2026 55. kitabı
ERKEKSİZ KADINLAR... OKUMA SONRASI... spoiler.... Öncelikle bu kitabı okuduktan sonra şunu fark ettim: Bu kitabın anlatımı da tıpkı Puslu Kıtalar Atlası gibi. Böyle anlatımlara sahip kitapların beni çok daha fazla etkilediğini düşünüyorum. Bazen anladığınız, bazen de anlamadığınız kitap içerisinde yaşanan sembolik ve alegorik olaylar gerçekten insanı etkiliyor. Çocukken ilk kez Bin bir Gece Masalları okuduğum günlere götürdü beni. Kitap İran'da geçiyor ve her hikâyede yer alan bazı replikler —özellikle Emirhan tarafından söylenenler— dönemin kadına bakış açısını ve İranlı kadınların nasıl yaşadığını, hangi haklardan mahrum bırakıldıklarını çok güzel açıklıyor. Gelelim karakterlere. Kitap, hiçbir karakteri gereğinden fazla sevmenize izin vermiyor. Başta Ferruhlika karakterini gerçekten çok sevdim ama ilerleyen kısımlarda yaptığı seçimler beni karakterden uzaklaştırdı. Motivasyonunu biraz daha anladıkça Munis karakterini daha çok sevdim. Mehdoht Karşımıza bir bağ sahibinin kardeşi olarak çıkıyor. Daha sonrasında yeğenini evin bahçıvanıyla birlikte olurken basıyor ve büyük bir nefretle ölmesini diliyor. Sonrasında Mehdoht kendini bir ağaca benzetiyor; hatta ağaç olmak istiyor. Ağacı da geçin, tohum olmak ve rüzgârla tüm dünyaya yayılmak istiyor. Ben bunu İran'daki kadınların yıllarca dört duvar arasında yaşamak zorunda kalmasına, yaşadıkları ülke dışında hiçbir yeri görememelerine bağlıyorum. Ama Mehdoht yaşını almış bir kadındı, bir öğretmendi; buna rağmen göremediklerini görmeyi arzuluyordu. Ve dileği gerçek oldu. Bir ağaç oldu, çok fazla zorluk çekti ama sonunda tohum olmayı başardı ve tüm dünyaya yayıldı. Bu, tüm kadınların kendileri için umdukları bir sondu. Faize Düzgün bir ailenin kızı. İran'daki çoğu insan gibi onun da zihninde kalıplaşmış düşünceler var.
Erkeksiz KadınlarShahrnush Parsipur · Can Yayınları · 20242,175 okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2024 94. kitabı
Öfke Kralı Kitap Yorumu! Erkek karakterimiz Dante Russo, Russo Group’un CEO’su. Soğuk, kibirli, kontrol takıntılı ve hayattan ne istediğini ve belki de daha önemlisi, ne istemediğini çok iyi bilen bir adam. Ancak “ne istemediği” kısmında zamanla oluşan çatlaklar bizi biraz eğlendirmiyor değil. Kadın karakterimiz Vivian Lau ise ailesinin beklentileriyle büyümüş, kendi isteklerini çoğu zaman ikinci plana atmış biri. Zarif, uyumlu, kibar ama aynı zamanda içten içe kendi kimliğini arayan bir kadın. İkilinin ilişkisi, Vivian’ın babası Francis Lau’nun bazı tehditleri sonucu bir "zoraki evlilik" ile başlıyor. Ama aralarındaki çekim, bu ilişkiyi fazlasıyla sürükleyici ve zaman zaman da komik bir hale getiriyor. Dante’nin asla mantıklı bulmadığım o tipik “sert erkek” duvarları yavaş yavaş yıkılırken, Vivian’ın da kendisiyle tanışmasını ve yaşadığı içsel ikilemleri okuyoruz. Karakter gelişimlerini takip etmek keyifliydi. Özellikle Dante’nin hem öfkesinin kaynağını hem de kırılganlığını okumak hoşuma gitti. Bazı sahnelerde fazla klişe replikler ya da olaylar vardı elbette. Ama genel anlamda ben sevdim diyebilirim. Tabii ki her romantik kitabın sonlarına doğru karşımıza çıkan, biraz gereksiz, buna gerek yoktu diyeceğimiz falsolar bu kitapta da vardı. Ama yapacak bir şey yok; kabul ettik artık bu tür kurgularda bunları yazmaktan vazgeçemiyorlar. Hazır yaz sıcaklarına az kalmışken sizi bunaltmayacak, kafa yormayacak, hızlıca okuyup bitirecek bir kitap arıyorsanız Öfke Kralı’na bir şans verebilirsiniz. 3/5
Öfke KralıAna Huang · Martı Yayınları · 01,973 okunma