Şükrü Erbaş şiirlerinde kendimi bulan bir insanım. Aşklarından bahsederken sanki bu çağın bireyciliğine bir isyanı dile getiriyor. Evet üstadım o eski sevdalar yaşanmıyor artık.
Toplum ve birey şiirleri tartışmasında ikisini de şiirinde toplamayı başarabilen bir yazardır Şükrü Erbaş, fakat düş kırıklığı sürekli göze çarpıyor. Şiirleri insanın yüreğine dokunuyor. Dedim ya kendinizi bulacağınız çok dize var diye. Ben kendimi buluyorum. Sığınma ihtiyacı gördüğü sevgilinin bencilliği bence bu çağın acı bir gerçeği olarak karşımıza çıkıyor. Bir çoğumuz bunu hissetmiyor muyuz? İlişkilerin yararcılığı masumluğunu öldürmüştür...
Bir çoğumuzun Tanpınar'da fark etmediğimiz şair yönü aslında kendini gördüğü kimliktir. Yani yazar kendisini her şeyden önce bir şair olarak tanımlamaktadır. Şiirlerinde büyük bir zaman ve emek harcayarak yazdığı dizeler derin anlamlar taşımaktadır. Tanpınar'ın eserlerinde sürekli gördüğümüz zaman, rüya, bilinç gibi kavramlar şiirlerinde de kendisini yoğun bir şekilde göstermektedir. Yoğun anlamı sayesinde severek okuduğum bir eser oldu. Şiir eğer bireysel ise böyle derin olmalı diye düşünüyorum.