Varlık yokluk derdini aklından sil;
Bırak öteleri de kendini bil.
Doldur şarabı, geniş bir nefes al:
Kaç nefes alacağın belli değil.
Bir elde kadeh, bir elde Kuran;
Bir helâldir işimiz, bir haram.
Şu yarım yamalak dünyada
Ne tam kâfiriz, ne tam müslüman!
Bu şehrin mahzenleri
İrin kokar, kan kokar.
Şehrin mahzenlerinde,
Cinayet var, ölüm var.
Anne girmem bu oyuncak dükkanına
Orda toplar, tayyareler, tanklar var.
Seviyorum söğüt dalı atımı
Tekme atmaz, ısırmaz.
Ben yaşamak istiyorum,
Bir ağaç gibi,
Serile serpile, boylu boyumca.
Karınca kararınca değil ama.
Anne girmem ben bu oyuncak dükkkanına
Orada toplar, tayyareler, tanklar var.
Cahit Irgat- Bu şehrin çocukları ve İthaf
Beklenmedik şeyler felaketlerin yükünü artırır. Sürprizlerinse kişinin acılarını artırmadığı görülmemiştir. Bu nedenle hiçbir şey bizim için beklenmedik olmamalıdır. Aklımız her şeyi önceden düşünmüş olmalı. Sadece olayların normal akışını değil, aynı zamanda gerçekten neler olabileceğini de hesaba katmalıyız. Çünkü talihin eğer memnun kalacaksa tepe taklak etmeyeceği herhangi bir şey var mı hayatta?