Hayatım boyunca okurken bitmesini istemediğim nadir kitaplardan biri oldu. Yazarın diğer kitaplarınıda alacağım. Ama bu kitabı tüm genç kızların okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Müthişti .
Hayattaki küçük dahi olan değişimlerin zamanla birikerek büyük değişimler yaşayacağını bize aktaran bir kitaptı. Bir şeyin yavaş ilerlemesi o şeyin durağan bir ilerleme kaydettiğini göstermez aslında onun yavaş yavaş olmak istediği yere geldiğini bize gösterir. Aslında dünyada her şey her an bir değişim içersindedir .
Bizim düşündüğümüzün aksine dünyada güzel ve verimli şeylerin olduğunuda bilmeliyiz. Biz ve onlar diye sınıflandırdığımız dünya insanın aslında artık o kadar kutuplaşmadığını her insanın şu an gelişmiş olduğuna sınıfların 2 ye değil de ( zengin , fakir) 4 kategoriye ayrıldığına ve aslında dünyanın çok büyük bir kesiminin 3 ve 4 ü kapladığına, en basit örneği ile dünyada bir çok okur yazar genç kız olduğuna dair bize bir çok tablo sunan ve detaylı anlatan bir kitaptı. İlk defa bu tarzda bir kitap deneyimi yaşadım. Çok güzel herkesin bir gün dikkatli bir şekilde okumasını önereceğim bir kitap oldu. Beklentimi karşıladı. Artık dünya hakkında çokta olumsuz bir bakış açısına sahip değilim. ( keşke kitabın şu an 2025 güncelinde bir versiyonu olabilseydi .)
Beklentinizi çok yüksek tutmadan okumanızı tavsiye ederim. Çok beğenildiği için okudum ama hiç sevemedim. Ahmet ümitin çoğu kitabını okudum ve ilk kez beğenmediğim bir kitabına rastladım . Mitolojik içerlikli bir kitaptı
Ahmet ÜmitBir Aşk Masalı
Konusu:
5 prens 5 farklı krallıkta yaşarmış. Ve hepsi ülkelerindeki güvenliği savaşsız sade güzel bir yol seçerek sağlarlarmış. Bir gün bu 5 prens bir rüya görmüş. Hepsi aynı anda aynı gece aynı güzel kızı ve güzel kenti rüyasında görmüş ve uyandığında da bu rüyanın etkisinden kurtulamamış. Geleceğin kralı olacak bu prensler rüyadan uyanır uyanmaz ülkelerindeki bilge kahine giderek rüyalarını anlatmış ve anlamını sormuş. Kahinde prenslere rüyalarında gördüğü o güzel gizemli melek gibi prensesi bulup onunla evlenmesi gerektiğini eğer onu bulamazsa bir daha mutlu olamayacağını onun kaderinin bu rüyayla bağlantılı olduğunu söylemiş ve her birine farklı krallıktaki bir kızın olabileceğini söyleyip onları yola göndermiş. Prensler kızı aradıkları bu uzun yolda çok zorlayacı olaylar yaşamışlar ama yine vazgeçmemişler en sonunda kahinin onlara örnek gösterdiği kızların o rüyasında gördüğü kızlar olmadığını anlayan prensler çok üzülmüş. Sonrasında bu 5 prens yine rüyasındaki kızı ararken bir araya gelmiş ve hepsinin bu rüyayı görmesini çok garipsemiş. Onlara yardımcı olmak isteyen bir bir bilge rüyalarında gördükleri kenti yaparlarsa kızında o kente gelip içlerinden bir tane prensi seçeceğini söylemiş. Prensler rüyalarındaki tüm detayı mimarlarına ustalarına anlatmış ve bu kenti yapmaları tam 5 yıl sürmüş . Uzun yıllar sonrasında biten kente bir gün gerçekten kız gelmiş ve onun peşinden prensler koşmuş kızı bir daha kaçırmak istemeyen prensler kentin kapılarını kitlemiş ve kızı korkutmuş. Bilge onların yanına gelip aşkın özgürlüğü
Ne demek ölmeden önce ölmek ? Yaşamın tüm hakikatini kavramak mı ? yoksa gerçekliğe ulaşmak ilahi olanı bulmak mı ?
Kimya bu soruları geçiştirdiği bir zamanda işi için babasının memleketi konyaya geliyor. Konyada onu işindeki görev dışında farklı bir olay bekliyor. Geldiği günde başlayan mistik olaylar birbirini takip ediyor. Şems ve mevlananın dostluğu konyanın gizemi ve ilahi güç hakkında meraklarını araştırıyor.
Kimyanın ilahi gerçeği bulma yolculuğunu ve babasını ilahi olana teslim etme gerçekliğe kavuşturma onu üzerinde azaptan kurtarmak için geldiğini babasının onu aslında beklediğini fark ediyor . Bab-ı Esrar ahmet Ahmet Ümit
Okuduğum en güzel kitaptı. Kitabı bitirdikten sonra kalbimin ağırlaştığını hissettim. Kesinlikle herkes okumalı. İmkansız bir aşk hikayesini anlatıyor. Okudukça Fikret’e sarılıp ağlamak istedim. Ah Fikret gencecik çırpınan kalbinde ne yükler taşıdın