“Ben nerede değilsem orada mutlu olacakmışım gibi geliyor.” mu diyordu Baudelaire. Bir insana bir söz söylemek istiyorum. Ne olursa olsun. Bir insandan bir söz duymak. Yoksa varlığımı duymayacağım. Yoksa kalbim bir kötülüğe düşecek. Gidip kalabalığa teslim olacağım. Yoksa acı duyma yetimi yitireceğim.
“Yüz yaşına kadar yaşadı ama bu dünyaya gelmedi…”
Gün akşama döndü. İçimde, uzayan gölgelerle menevişlenen bir geçmiş. Yalnızlıkla yavaşlamış bir şimdi. Kirpiği kaşına değmeyen bir gelecek. Zaman bir tek eşyada sürüyor. Sürmek değil bu, pul pul dökülen heves. Ucu vazgeçmeye varan bir yılgınlık, bir gönül yorgunluğu.
“Buna dünya derler hepisi geçer/Hangi günü gördün akşam olmamış.”
İnsan çaresizliğinden bu kadar engin bir umut çıkarır. Keder bu kadar güçle, bu kadar tevazuyla inanır yaşamaya. İnanmak bu kadar baskın gelir hayıf duygusuna.