Bir ülkede kafeterya açılmasını bile revizyonizm diye adlandıran, katı, gerçekle bağdaşmayan bir toplumcu düşüncenin savunucuları. İleride bürokrat ya da teknokrat ve küçük burjuva aile babaları olacaklar. Devrimciliklerini gençlik, üniversite yıllarında kalacak. Batı kültürüyle, çağların yadsınmayacak bu kültürüyle toplumcu kültürü gereğince bağdaştıracak bir kuşak da yetişecek elbet.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir gece Vafeya, "Hiç âşık oldun mu Firdevs?" diye sordu.
"Hayır Vafeya, hiç âşık olmadım," yanıtını verdim.
Bana şaşkınlıkla baktı ve "Ne tuhaf!" dedi.
"Neden tuhaf buldun?" diye sordum.
"Bakışlarında âşık olduğunu söyleyen bir şey var."
"İnsanın bakışlarında aşkı ele veren ne olabilir ki?"
Başını sallayıp "Bilmiyorum," dedi. "Fakat özellikle senin, aşksız yaşayamayacak biri olduğunu hissediyorum."
"Ama ben aşksız yaşıyorum."
"O halde yaşamın bir yalan; ya da hiç yaşamıyorsun."
Bütün bu hükümdarların erkek olduğunu keşfettim. Ortak yanları hırslı ve çarpık bir kişilik, paraya, cinselliğe ve sınırsız güce karşı doymak bilmez bir iştahtı. Dünyaya kötülük tohumlarını eken, halklarını talan eden erkekleri bunlar; kalın sesli ikna yeteneğine sahip, tatlı sözler seçip söyleyen, zehirli oklar atan erkekleri. Gerçek yüzleri, ancak ölümlerinden sonra ortaya çıkıyordu. Böylece tarihin aptalca bir inatçılıkla kendini tekrarladığını keşfettim.