Programın, tıpkı şimdi salıncağın iplerini sık sıkı tuttuğum gibi, kolayca kavranabilir olması gerekir ki, salınımın ivmesi-ni almayı her seferinde daha iyi başarabileceğimi öğrenebile-yim. İş bıkmadan usanmadan alıştırma yapmaktadır, her sa-natın mahareti bundan doğar; küçük bir sanat olan yaşama sevinci mahareti de öyle. Çok sayıda alıştırma toplanınca, bir değişim hasıl eder. Her güne başlarken yapacağım birkaç da-kika jimnastik, zaten asla yerimden kalkıp da girişemeyece-ğim uzun koşudan daha değerlidir. Riyazet, büyük bir hede-fi kolayca halledilecek küçük aşamalara ve ufacık adımlara bölerek, ivme kazanmaya yardımcı olur. Minik porsiyonlar sonu gelmez ertelemelere, korkulan savsaklamaya manidir. O zaman insanın cesaretini kıran devasa bir görev dikilmez önünüzde, sadece idare edebileceğiniz küçük bir görev var-dır. Taşıyamayacağınız yüklerin altına girmek ise, gayretten geri durmaya yol açar. Her şeyi bir defada elde etmeyi iste-mek, çok geçmeden teslimiyeti getirir. Somut bir fikrin teşkil ettiği uzak bir hedefe doğru maraton koşarken, o hedefi gö-zünün önüne getirmenin faydası vardır fakat gereken adım-ları atmadan oraya varmış olmayı istemenin değil.
Sürekli alıştırmayla kabiliyeti geliştirme yöntemi, yaşama sevincinin temel unsuru olarak tadına varabilme melekesine de uyarlanabilir. Japon kültüründe olduğu gibi kendini bû-tün ayrıntıların tadına varmaya adamak, şüphesiz riyazetin en güzel biçimidir. Kahvenin ağaçtan fincana nasıl geldiğiyle ince ince ilgilenirsem, bu yaşam iksirinden daha fazlası na-sip olur bana. Nüanslara daha duyarlı ve daha hünerli olur-sam, zevki inceltir ve rutinin getirdiği körelmeyi azaltırım. Riyazetçi hazcılığın araçlarıdır bunlar. İşte bunun için, ken-dini tutma ve geçici perhiz alıştırmaları da önemlidir. Daha azı sahiden de daha