Puan vermedi·240 syf.··
2026 300. kitabı
Sinan Yağmur, Aşkın Gözyaşları 1: Tebrizli Şems adlı bu biyografik ve tasavvufi romanında, İslam düşünce tarihinin en gizemli figürlerinden biri olan Şems-i Tebrizi'nin ilahi aşkı arayışını ve Mevlâná Celâleddîn-i Rûmî ile olan sarsıcı, dönüştürücü dostluğunu konu alır. Yazar; Şems'in içsel yolculuğunu, Mevlâná'yı bir hoca olmaktan çıkarıp bir aşk dervişine dönüştüren manevi bağlarını ve bu büyük sevginin etrafında dönen hasret, fedakarlık ve hüzün kavramlarını, tasavvufun derinliğiyle yoğrulmuş şiirsel ve lirik bir dille işler.
Aşkın Gözyaşları 1 - Tebrizli ŞemsSinan Yağmur · Kapı Yayınları · 201621,3bin okunma
Bir Şiir Kitabından Fazlası: Alınyazısı Saati
10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 09:22
Sezai Karakoç, büyük şair, üstad… Üstad derken ben, sadece Necip Fazıl Kısakürek derdim. Yanılmışım. Bu ülkede şair ustaları bir tane olur mu hiç? Olmaz tabi… Sezai Karakoç * Yunus Emre * Mevlânâ Celâleddîn Rûmî * Fuzûlî * Nâbî * Nâzım Hikmet * Necip Fazıl Kısakürek * Yahya Kemal Beyatlı * Cahit Sıtkı Tarancı * Orhan Veli Kanık Ve * Sezai Karakoç Sadece bazıları, daha niceleri… Kitaba gelince ; Alınyazısı Saati - Şiirler IX Sezai Karakoç, şiirlerinde karanlık ve yıkımı anlatıyor, müslümanlara yapılan eziyetleri anlatıyor. Fakat hiç bir zaman umudunu kaybetmiyor . Çözümünü sunuyor bizlere… Birlik, beraberlik , dayanışma … Çöküş varsa yeniden diriliş de var… Yine şiddetle tavsiye edilir . Tavsiye edip başkasının faydalanmasını sağlayan herkese teşekkür edilir efendim :)
1000Kitap
Alınyazısı Saati - Şiirler IXSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20181,169 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
10/10
·664 syf.·
2026 19. kitabı
kitabın dili, felsefi ağırlığına rağmen okuyucuyu boğmayan, aksine merak unsurunu hep diri tutan bir akıcılığa sahip. tasavvuf ve felsefe gibi ağır konuları, gündelik hayatın çıkmazları ve insan ilişkilerinin karmaşası arasına o kadar doğal yedirmiş ki, okurken hem entelektüel bir tat alıyor hem de sürükleyici bir kurgunun içinde kayboluyorsun. mekan tasvirleri ve atmosfer yaratımı, karakterlerin ruh halleriyle paralellik gösteriyor; bu da okuyucunun empati kurmasını kolaylaştırıyor. kitap, okuyucuya doğrusal zaman algısının ötesinde bir varoluş sorgulaması hediye ediyor. kitabın en hayranlık uyandıran ve derinlikli yönlerinden biri, şems-i tebrîzî ile mevlânâ celâleddîn-i rûmî arasındaki o muazzam bağın doğuşunu ve gelişimini ele alma biçimi. roman, bu iki büyük ruhun sadece kim olduklarını anlatmakla kalmıyor; aralarındaki dostluğun, aşkın ve ruhsal aynalığın nasıl filizlendiğini, birbirlerini nasıl dönüştürdüklerini büyüleyici bir dille aktarıyor. onların hikayesi, okuyucuya gerçek bir gönül dostluğunun ve ilahi aşkın yeryüzündeki yansımasını çok güzel hissettiriyor. kendi içsel yolculuğuna değer veren, felsefe, psikoloji ve tasavvufun kesişim kümesinde yürümeyi seven bir okur için gerçekten çok kıymetli ve zihin açıcı bir deneyim. kitaptan bu denli güzel bir felsefi ve tarihi tat alabilmiş olmak çok güzel. eğer psikolojik tahlillerle tasavvuf felsefesinin harmanlandığı, şems ve mevlânâ’nın o eşsiz bağıyla ruhunuzu besleyecek bir eser arıyorsanız, bu kitabı okuma listenizin ilk sırasına almanızı şiddetle tavsiye ederim.
Gülün Açtığı GeceBaşak Sayan · İthaki Yayınları · 2026138 okunma
《 ÖZ ŞEFKAT 》
Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 11:54
Mevlana Celaleddin Rûmî'ye atfedilen bir sözde: "Kâbe, Azer’in oğlu Halil İbrahim’in yaptığı bir binadır. Kalp ise, yüce Allah’ın nazargâhıdır. Bu sebeple, bir gönül yıkmak, bin Kâbe yıkmaktan daha kötüdür.” der. Bu cümleleri duyduğumuzda birçoğumuz bunu sadece diğer insanların kalbi için söylendiğini düşünür. Peki ya kendi kalbimiz? Diğer herkesin kalbini Rab yarattı da, kendimizinki başka türlü mü oluştu? Hayır! Kendi kalbimiz de Rabbimizin nazargahıdır. Bir kalbin kırılmaması gerekiyorsa, kendi kalbimiz de buna dahildir. Yazar da bu kitabında, yaptığımız hatalara karşı acımasızca davranmanın olumsuz etkilerini anlatarak, öz şefkatin önemine değiniyor. Bu kavramları anlatırken kendi hayatından, hatalarından, yüzleşmelerinden bahsederek sohbet havasında bir okuma deneyimi sunuyor. Ayrıca bölümlerin sonlarında verdiği alıştırmalarla, ruhu sağlıklı yollara yönlendiren çözüm seçenekleri sunuyor. Yazar ilk olarak kişinin kendine olan nezaketinden başlıyor.Ona göre insanın kendine gösterdiği şefkat bir ödül değildir. İnsan olmanın doğal ihtiyaçlarından biridir. Hata yaptığımızda ya da acı çektiğimizde, başkasına olmadığımız kadar acımasız olabiliyoruz. Modern dünyanın sapladığı mükemmellik aşısına direnemediğimiz için bazen kendi kalbimizi defalarca kırabiliyoruz. Oysa biz insanız... Zaman zaman yetersiz, hata yapan ve kusurlu varlıklarız. İnsaniyetimiz bunları yargılayarak değil, sarıp sarmalamanın şifasıyla yüceliyor. Öz şefkat bizim korunaklı yuvamızdır. Dışarıda fırtınalar koparken, hataların, yenilgilerin devleşip yüreğimizi ezdiği zamanlarda o yuvaya sığınmak, şifa bulmaktır. Mükemmel olmama hakkını kendine iade etmektir. Öz şefkat, Rabbimizle kurduğumuz o sessiz ama en güvenli bağı görerek, onaylanmayı ve başkasının gözünde temize çıkmayı beklemeden, sırf var
Psikoloji
Öz ŞefkatKristin Neff · Diyojen Yayıncılık · 2021452 okunma
9/10
·664 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 19:24
Roman; 1221 yılının mistik ve karanlık atmosferini, günümüzün bilimle şekillenen dünyasıyla ustalıkla harmanlıyor. Alamut Kalesi'nin taş duvarları arasında başlayan hikâye, bir anda modern bir laboratuvara uzanıyor ve sizi iki uç dünyanın tam ortasında bırakıyor. Eser, Şems-i Tebrizi ile Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî arasındaki derin ve hakikat yüklü bağı merkezine alan mistik bir anlatı sunuyor. Yazarın ciddi bir araştırma sürecinin ardından güçlü bir kurgu inşa ettiği çok net hissediliyor. Sayfalar boyunca sanat, siyaset, felsefe ve dinler gibi pek çok farklı alan iç içe geçerken; geçmişten bugüne, hatta geleceğe uzanan düşünsel bir yolculuk da okuyucuya eşlik ediyor. Hallac-ı Mansur'un Kayıp Risalelerinin peşinde maceradan maceraya koşarken buluyoruz kendimizi. Ama bu macera hem Kuantum Fiziğinden Tanrı Parçacığına, hem de Alamut'tan başlayıp Şems-i Tebrizi'ye, Mevlana'ya uzanan bir yolculuğa çıkarıyor bizi.Okuduğumuz sadece bir kitap değil. Tarih’in derinliklerine uzanan bir tünel, bazen bilinmeyene açılan bir kapı, bazen hepimizin bildiği isimleri içine alan mistik bir yolculuk, bazen de dünyayı değiştirebilecek bilimsel çalışmaların feldiği son noktayı açıklayan bir makale karşımızdaki. Dünyayı yöneten en güçlü ailelerin yeniden peşine düştüğü risaleler, yeni nigâhdarın da hayatını etkilemeye devam ediyor. Yolumuz Alamut Kalesi'nde Şems-i Tebrizi ile başlayıp dünyayı sarsabilecek bir buluşa imza atmak üzere olan Şirin'e uzanıyor. Bir yandan Şems'in Mevlana ile olan mistik yolculuğuna çıkarken diğer yandan Şirin ve Profesör Fisher'in çığır açabilecek deneyinin ortasında buluyoruz kendimizi. İki koldan ilerleyen bu hikayenin birleştiği noktada ortaya keyifle okunan muhteşem bir macera çıkıyor... Ben okurken elimden bırakamadım. Eğer siz de hâlâ yazarın kalemiyle
Gülün Açtığı GeceBaşak Sayan · İthaki Yayınları · 2026138 okunma
Puan vermedi·408 syf.·
2026 32. kitabı
·
Ahmet Ümit'in romanı Bab-ı Esrar, polisiye ile tasavvufi-mistik unsurları bir araya getirir. Romanın başkahramanı Karen Kimya Greenwood, sigorta eksperi olarak çalışmaktadır. Bir yangın olayını araştırmak için Konya'ya gelir. Araştırdığı yangın, tarihi ve gizemli olaylarla bağlantılı görünmektedir. Karen, incelemeleri sırasında kendi aile geçmişiyle ilgili sırlarla karşılaşır ve kendisini yüzyıllar öncesine uzanan bir gizemin içinde bulur. Hikâye ilerledikçe Karen'ın yolu, ünlü mutasavvıf Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî ve onun yakın dostu Şems-i Tebrizî'nin yaşam öyküsüyle kesişir. Roman, günümüzdeki cinayet ve yangın soruşturmasını, Şems'in ölümüne ilişkin tarihî sırlarla iç içe anlatır. Ana tema: Kimlik arayışı, geçmişle yüzleşme, aşk, tasavvuf ve insanın hakikati arama yolculuğu. Bir sigorta eksperinin Konya'da araştırdığı yangın, onu hem kendi geçmişinin sırlarına hem de Mevlânâ ile Şems-i Tebrizî'nin yüzyıllardır süren gizemine götürür. Ahmet Ümit in tüm kitapları gibi bunu da severek bir solukta okudum.
Bab-ı EsrarAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201842,8bin okunma