Bugüne dek hiç balzac okumamış olmama inanamıyorum ve durumumu utanç verici buluyorum.
11 yıl evvel aldığım ama her segerinde "bu kitaptan sonra okurum" diye ertelediğim "vadideki zambak" romanını nihayet bugün elime aldım ve deyim yerindeyse çarpıldım. Daha şimdiden, bundan boyle "edebiyat nedir" diye sorunlara "balzac" diyecek kadar etkilendim.
Orta okulda peyami safa ve dostoyevski, yirmili yaşlarda ds kafka nasıl çarptıysa öyle carptı beni. Ama kendi adıma hem sevindiğim hem de şaşırdığım asıl şey, artık edebi bir eserin beni böylesine çarpabikeceğine inancımın olmayışıydı. Itiraf etmek gerekirse tam da bu sebeple yıllardır pek roman okumuyorum.