Ayşe’nin üzerine atılan iftiralara, suçlamalara karşı masum olduğuna hiç kuşku yoktu. Ayşe genç, inatçı ve kibirli olabilirdi, ama güçlü bir siyasi bilince sahipti. Geçici bir ilişki için kendisi bir yana, babasının durumunu riske atması düşünülebilir miydi? Mümkün değildi bu. Hz. Peygamber’in en sevdiği karısının, tanınmış ailelerden birinden bile olmayan basit bir askerle ilişki kurması mümkün olabilir miydi? Ayşe’nin aklından bile geçmezdi böyle bir şey. Zaten Safvan adlı o asker de zor durumda kalmış olan hanımefendisine karşı tam beklendiği gibi, büyük saygı göstermiş, onun durumuna uygun bir şekilde davranmıştı. Bunun dışında düşünmek, konuşmak, büyük bir iftira, bir küfürdü. Bir insan böyle bir şeyi nasıl düşünebilirdi?
Hiç kuşkusuz Hz. Muhammet böyle kötü şeyler düşünmedi. Belki de çok sevdiği genç karısını çölde yalnız başına bıraktığı için üzülmüş olmalıydı, bu nedenle dedikodu ve iftiraların bir süre sonra kesileceğini, duracağını düşünerek onlara aldırmadı. Ama böyle düşünerek bölgenin durumunu tam olarak okuyamadı.