R.K.

R.K.
@rmznkync06
"Uçmayı öğrenmeden göçmeye mecbur kalmış bir kuş gibi kalbimiz."
Bu şiiler müslüman ise ayetlere niye inanmazlar
Eğer Hz. Muhammet ondan bir an için kuşkulanmış olsa bile onu affetmek kolaydı, ama Hz. Ali’yi affedemezdi Ayşe. Yedi yıl sonra, Hz. Muhammet ölmek üzereyken, yeni gelişmeler yaşandı ve Ayşe, Hz. Ali’ye karşı hazırladığı ordunun başına geçti. Ayşe onun Hz. Muhammet’e verdiği tavsiyenin acısını ömür boyu unutmayacaktı. Ve bugün bile devam ediyor o acının etkisi. Sünniler Ayşe’ye El Mubra, yani Temize Çıkmış diyorlar ama bazı Şiiler farklı bir ad veriyor ona ve hiç de uygun olmayan bir ifadeyle, El Fahişe diye hitap ediyorlar.
1000Kitap
Reklam
Belki de Hz. Ali o konuda daha ayrıntılı, daha karışık bir tartışma yaptı ve Ayşe sadece onun özünü verdi. Hz. Ali belki o olayın melodram yönü karşısında sabrını yitirdi, belki de artık Ayşe’nin adını bile duymak istememiş olabilir. Bildiğimiz kadarıyla, Hz. Ali’nin, Hz. Muhammet’e o konuda söyledikleri bazılarına göre tamamen doğru, haklıydı ama aynı zamanda oldukça da sert ve açıktı. Hz. Ali, “Onun gibi pek çok kadın var, ” diye konuştu. “Allah seni sıkıntılardan kurtardı. Onun yerine başkası kolayca bulunur. ” Yani onun benzeri çok kadın var, onu boşa ve bu olaydan da kurtul demek istiyordu.
1000Kitap
Gamzen ne dem ki tiğ çekip hun feşan olur Uşşaki dil figara ecel mihriban olur. NEFİ
Şiir
Geceye nokta
Cesur ve onurlu diyecekler, hâlbuki Suskun ve kederleyim ... İsmet Özel
Şiir
Ayşe’nin üzerine atılan iftiralara, suçlamalara karşı masum olduğuna hiç kuşku yoktu. Ayşe genç, inatçı ve kibirli olabilirdi, ama güçlü bir siyasi bilince sahipti. Geçici bir ilişki için kendisi bir yana, babasının durumunu riske atması düşünülebilir miydi? Mümkün değildi bu. Hz. Peygamber’in en sevdiği karısının, tanınmış ailelerden birinden bile olmayan basit bir askerle ilişki kurması mümkün olabilir miydi? Ayşe’nin aklından bile geçmezdi böyle bir şey. Zaten Safvan adlı o asker de zor durumda kalmış olan hanımefendisine karşı tam beklendiği gibi, büyük saygı göstermiş, onun durumuna uygun bir şekilde davranmıştı. Bunun dışında düşünmek, konuşmak, büyük bir iftira, bir küfürdü. Bir insan böyle bir şeyi nasıl düşünebilirdi? Hiç kuşkusuz Hz. Muhammet böyle kötü şeyler düşünmedi. Belki de çok sevdiği genç karısını çölde yalnız başına bıraktığı için üzülmüş olmalıydı, bu nedenle dedikodu ve iftiraların bir süre sonra kesileceğini, duracağını düşünerek onlara aldırmadı. Ama böyle düşünerek bölgenin durumunu tam olarak okuyamadı.
1000Kitap
Reklam