Bilinçli farkındalığın amacı zihni boşaltmak değilmiş. Hoş, zaten böyle bir şey mümkün de değilmiş! Meğer insan zihninin tabiatında varmış uçuşmak, dağılmak, oradan oraya atlamak. Bu yüzden maymun zihin diye bahsedilirmiş birçok kaynakta. Üstüne üstlük dağıldığı için kendini yargılamak da çok sık görülürmüş, bilhassa da meditasyona yeni başlayanlar arasında. Kendimi yargılamam da insani bir eğilimmiş. İnsan olmak böyle bir şeymiş!
Hiç kendini değersiz veya başarısız bulan, kendinde bir hata olduğuna inanan bir arkadaşınızı yatıştırmayı denediniz mi? Bir duvardan geçmeye çalışmak gibidir.
Bize rahatsızlık veren, acı veren içsel deneyimlerimizi bastırmak, onlardan kaçmak, kaçınmak işe yaramaz. İşe yaramadığı yetmiyormuş gibi bir de değerlerimize odaklanan yolumuzu şaşırtır. Acıdan kaçayım derken hayatı kaçırmaya başlarız.
Deneyimsel Kaçınma işlevsel değil... Ama bir o kadar da insani.