asena

asena
@roadstobeirut
Neden bu kitabı okumamalısınız?
Puan vermedi·182 syf.··
2023 1. kitabı
Ya bu kitap o kadar hayal kırıklığıydı ki. İletişim yayınları bunu nasıl basmış diye düşünmeden edemedim. Yazar yabancı olunca sorgusuz güven mi geliyor bilmiyorum. Zaten yazarlardan biri dernek başkanı, başka bir vasfı yok, diğeri ise psikiyatrist ama hangi bölüme nasıl bir katkı sunmuş yazmamışlar. Öncelikle kitap ve bölümler bilimsel araştırmalardan uzak, sadece kişisel izlenimlere dayalı aşırı genellemeleri içeriyor. Bölümler ve hatta paragraflar birbirinden bağımsız, neyi ne için anlattığı anlaşılmıyor. Yazar kitap boyunca ''narsistik sapkınlık'' terimini kullanıyor ancak bu isimlendirme kendisine ait olduğu için hangi çerçeve içinde kullandığını anlamak zor. Bir kişilik örüntüsü mü? Eğilim mi? Belirsiz. Ayrıca kitapta manipülasyon çoğunlukla erkeklere has bir davranış olarak ele alınmış ve suçlayıcı ifadeler bulunuyor. Kadınların manipülasyona maruz kalmalarının sebebini ise annenin yokluğuna bağlıyor ki buna dair tek bir araştırma dahi bulunabileceğini sanmıyorum. Ayrıca burada anneyi suçlayıcı, babayı ise yok sayıcı dayanaksız çıkarımlar var. Bu çıkarımlar hiç bir kurama ve bilimsel araştırmaya da dayandırılmıyor. Hele kitabın sonunda '' önlem ve kurtulma'' diye bir bölüm var ki hangi ruh sağlığı uzmanı bunları onaylar bilmem. ''İlgisizlik taklidi yapın'' ''Cevap vermeyin'' ya da ''Cevap verin yoksa cevapsızlık onu kışkırtır'' gibi çelişkili, muğlak, dayanaksız ve keskin ifadeler var. Yine bu bölümde psikanalizin ya da psikoanalitik bir terapinin en iyi yardım olacağını söylüyor ancak bu da delilsiz bir iddia. Manipülasyon sebebiyle yardım isteyen danışanlar için üzerine uzlaşılmış bir terapi modeli bulunmuyor. Kitapta psikolojinin temel kavramlarının kullanımında bile çelişkiler ve yanlışlar bulunması bu konuda böyle bir kitap yazmaya cesaret edebilmeleri
Psikoloji
İkili İlişkilerde Duygusal ManipülasyonPascal Couderc · İletişim Yayıncılık · 20212,208 okunma
Reklam
Puan vermedi·82 syf.··
2020 18. kitabı
Dünyanın çilesinden kaçabilir miyiz? İbrahim Ethem Hz. menkıbeleriyle tasavvuf anlatılarının ve veliler kervanının önde gelen şahsiyetlerinden. Belh’in hükümdarıyken sahip olduklarını ve saltanatını terk etmesi sebebiyle destanlaşan hayatı, İslam edebiyatında manzum ve nesirlere dönüştü. Hayatı ve kişiliği etrafında oluşan hikayeler, destanlar ve menkıbeler şeklinde edebî eserlere konu oldu. Hakkında yazılanlar ve sözlü gelenekle aktarılanlar İslâmiyet’i halka peygamberler gibi kutlu şahsiyetlerin hayatlarından örnek göstererek anlatma amacı taşıyordu. Necip Fazıl da aynı amaçla, yazdığı yüzün üzerinde eserde olduğu gibi, kendi deyimiyle Allah demenin yasak olduğu bir dönemde bu piyesi yazdı. Menkıbeler etrafında dolaşarak yazılan piyes beş perde halinde 1978’te yayınlandı. Piyes iki dervişin hükümdar İbrahim Ethem’in huzuruna getirilmesiyle başlar. Dervişler camide namaz sonrasında cemaate "Böyle Müslümanlık olmaz" diye nida etmiş, sultanın halinden de "İşi gücü sırmalı elbiseler, altun tasmalı tazılar arasında, sülün ayaklı küheylanlar sırtında ava çıkmaktan ibaret olan bir sultandan ne hatır gelir?" diyerek şikâyet etmişlerdir. İbrahim Ethem onları huzuruna çağırır fakat, cezalandırmak için değil dervişlik hakkında sorular sormak için. Onların gerçekten hak ehli zatlar mı yoksa ham ve kaba softalar* mı olduklarını öğrenmek ister. Çünkü avda yaşadığı, menkıbelerde çokça anlatılan bir olay onu sarsmıştır. Buna göre, İbrahim b. Ethem gençlik çağında avlanırken, hâtiften ya da avlamaya çalıştığı ceylandan iki kez: “Sen bunun için mi yaratıldın yoksa bu işe mi memur kılındın?” diye ses duymuştu. Dervişleri adeta sorgular ama cevaplarından mutmain olmaz. Kendisine edilen ihtarın anlamını onlarda bulamasa da ruhunu tırmık tırmık pençelerler. ‘’İbrahim Ethem - Allah'dan
İbrahim EthemNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 20211,228 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2019 170. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2019 15:10
Nazi kamplarında bir Türk: Cengiz Dağcı “Anormal bir duruma gösterilen anormal bir tepki, normal bir davranıştır.” diyor Viktor Frankl, İnsanın Anlam Arayışı’nda. Kırım Türk’ü Cengiz Dağcı da 1946 mayısında Roma da bir otel odasında uykusuzlukla, titreme nöbetleriyle ve başucundan ayrılmayan esirlerin hayalleriyle mücadele ederken aslında normal bir tepki veriyordu. "Doktor korkma, hayatı olduğu gibi kabul et, çalış, sevin, korkuların da geçer, diyor. Güzel, doğru sözler ama ben çocuk değilim ki! Başımın içindekilerle yaşayamıyorum." Bir savaşın getirdiği acıdan nasıl sağ çıkarız? Her şeyimizi kaybettiğimizde bizi ayakta tutan, devam etmemizi sağlayan güç nedir? Bir savaşta, bir esir kampında ya da mülteci kampında her şeyini kaybetmiş bir insana dayanma gücü veren anlam insandan insana değişse de, varlığının önemini yadsınamaz. Bunu en iyi ortaya koyan eserlerden biri de İnsanın Anlam Arayışı’dır. Kitabın yazarı Viktor Frankl esir kampının insanı insanlıktan çıkaran şartları altında kendisini ve yaşamaya devam eden arkadaşlarını gözlemlerken bunu sorgular, insanı her şeye rağmen ayakta tutacak olan nedir? Ona göre yaşamda bir anlam varsa bu zorluk ve acılarda da bir anlam vardır ve bu acı insanın içsel gücünün onun dışsal kaderinin üstüne çıkabileceğini kanıtlamaya yeterlidir. Viktor Frankl 1946 yılında Auschwitz toplama kampında ailesini, sahip olduklarını kaybettiğinde onunla aynı dönemde Nazi kamplarında esir düşmüş olan bir Türk vardır: Cengiz Dağcı. Esir kampından sağ çıkmak Frankl’a ve İnsanın Anlam Arayışı’nı yazdırırken, Cengiz Dağcı’ya Korkunç Yıllar’ı yazdırır. Korkunç Yıllar Cengiz Dağcı’nın hatıralarını roman tarzıyla kaleme aldığı eseridir. Bu eser Cengiz Dağcı'yı esir kampından kurtaran anlamı ve inancı anlamamıza yardımcı olacaktır. Dağcı 1919
Korkunç YıllarCengiz Dağcı · Ötüken Neşriyat · 20192,783 okunma
1/10
·120 syf.··
2019 24. kitabı
Kitabı grupla psikolojik danışma dersi kapsamında okudum, açıkçası ne anlatmaya çalıştığı anlaşılır değildi, grup üyelerinin öyküleri ve aralarındaki ilişkiler tuhaftı. Tabii ki benim öznel yorumum. Engin Geçtani çok severim ancak tavsiye etmiyorum alan dışı okuyacaklara hele hiç.
Orada Bir AradaEngin Geçtan · Metis Yayıncılık · 2017463 okunma