Sizinle paylaşacağım kitap, gerçekten incelemeye değer bir eser.Bu eser, günümüz teknolojisini ince ayrıntılarına dek ele almış ve kutsal saydığımız dini ögelerin sinema sektörüne nasıl yansıdığını anlatmış,Uğur Cumaoğlu' nun kaleminden, örneklerle kağıda dökülmüş ve oldukça gerçekçi olmuş.
Yazar, kitabın içinde felsefi, toplumsal ve dini ögeleri günümüz teknolojisi ile harmanlamış ve orada belki de çoğumuzun duymadığı yeni felsefi terimler kullanmış.Transhümanizm,posthümanizm ve dataizm bunlardan bir kaçı... Kitap, dine yeni bir boyut kazandıran, teknoloji ve dini harmanlayarak, sinema sektörüne kazandırdığı boyutu bize tek tek anlatmış:
Günümüzün bilim kurgu dediğimiz filmlerinde ele alınan yeni tanrı olgusu, teknolojinin kendi kendine ürettiği posthümanist insan...Kitapta; güçlü olanın sanki sonsuza dek yaşayacağı, güçsüz olanın ise boşlukta yok olacağı gibi bir imajın verilmeye çalışıldığı bir bilinçaltı yaklaşımdan söz edilmiş, hatta bu tip filmlerden örnekler verilmiş.Mesela en bilindik örneklerden; Avatar, Yıldızlararası, Matrix, Yıldız Savaşları, Ben Robot, Terminatör, Lucy,Robocop vs...Bu tür filmlerde ele alınan konu genelde hep aynı.Üst insan: Yani Transhümanizm...
Kitabın arka bölümlerinde filmlerden alınan fragmanlar yer alıyor.Filmlerden alınan bazı çarpıcı resimler de kitaba ayrı bir hava katmış.
Filmlerden alınan örneklerden biri olan Alita/Savaş Meleği Filmi üzerine biraz bilgi vermek istiyorum.Transhümanizmi en iyi anlatan örneklerden birisi bu filmdir. Transhümanizm, insandan üst insana geçiş ile onu ilahlaştırma projesi olarak görülebilir.
Film, 2563 yılında çıkan "The Fall" adlı bir savaştan 300 yıl sonrasını işaret ederek başlar.Bu savaştan sonra,gökyüzündeki Zalem şehrinden, yeryüzüne bazı parçalar dökülmüş ve bu parçalardan bir insana ait