...ilk aşk unutulmazmış. Peki ya son aşk ? Ölürken ruhunuzun bedeninizden sökülen o son parçası? Camilerde omuz omuza duran kambur ihtiyarların kalbi büsbütün boş mu sanıyorsunuz? Peh. Aşk, gençlerin oynadığı fakat ihtiyarların bildiği bir oyundur.
Kimi olayların daha önceden insanın içine doğması ne tuhaf şeydir! Gaipten gelen belirtiler, önseziler gibi şeyler de öyle. Hele bu üçünün bir araya gelişi, insanoğlunun henüz çözemediği bir gizdir. "Malum oluş"larla ömrümde alay etmemişimdir; çünkü bu tür son derece garip şeyler benim başıma da gelmiştir. İnsan usuna durgunluk veren önsezi olaylarının sahiciliğine inanırım gaipten gelen belirtiler de, kim bilir, belki doğanın insanoğluna verdiği ipuçlarıdır.
"Sana karşı kötü davranmışsa kuşkusuz senin kişiliğini sevmediği içindir. Nasıl ki Miss Scatcherd de benim kişiliğimi hiç beğenmiyor. Ama sen de onun sana her dediğini, her yaptığını, nasıl ince ince anımsıyorsun ya! Onun haksızlıkları senin duygularının üzerinde ne derin izler bırakmış! Oysa ben duygularımın üzerinde böyle bir iz taşımıyorum. Yengenin kötülüğünü, bunun sende uyandırdığı ateşli öfkeyi unutabilsen daha mutlu olmaz misin? Bence yaşam çok kısa. Günlerimizi kin gütmekle, bize yapılan kötülüklerin çetelesini tutmakla geçirirsek çok yazık! Bu dünyada hepimizin, her birimizin bir sürü kusuru olduğu su götürmez. Ama, bir gün gelecek, umarım yakında bir gün, bu kusurları ölümlü bedenlerimi de bırakıp sıyrılacağız. Bu et yüküyle birlikte bütün günahlarımız, bayağılıklarımız üzerimizden düşecek. Geriye ruhun kıvılcımı kalacak yalnız..."