Ve belki de tımarhanedeki deliler kursaklarındaki sırrı artık ağızlarından kaçıracak kadar ruhları zayıfladığı içindir ki, böyle demir parmaklıklı kümeslere kapatılmışlardı.
İnsanlar beni terk ediyor, kadınlar gidiyor ve geliyor, ben ise sanki odada oturmuş, camlarda yağmur, doğrudan önünde olan şeylerle bile arasında camdan bir duvar varmış da iradesiyle onu kıracak gücü olmayan birinden farksız hissediyordum kendimi.
"Sanki yakınlarındaki bir gök gürlemesi gibi tehdidin farkındaydı ve ondan asla kacamayacaktı. Şimdiye kadar korktuğu ancak çoktandır da özlemle beklediği şey, artık suçunun ortaya çıkmasıydı."