Ben Abdi Ağa'yı öldürdüm, onun yerine Kel Hamza geldi. Onu da öldürdüm bakalım kim gelecek? Ali Safa Bey'i öldürdüm, şimdiye kadar onun yerine de birisi gelmiştir onu da öldürdüm diyelim. Bak Kerimoğlu'nun da başına Sabit Bey konuvermiş hem de gökten inmiş. Senin başında da Molla Duran Efendi var. Benim bütün bu öldürmelerim neye yaradı? Bunu desene bana Battal Ağa. Binini öldürsem iki bini gelecek.
Şimdi anladım senin derdini, bir iyice anladım. Sen de beni iyi dinle İnce Memed: İnce Memed öldürülecek onun yerine Ali Memed gelecek, o da öldürülecek onun yerine Hasan Memed gelecek, o da öldürülünce Veli Memed gelecek. O da, o da, o da... Sen ne sanıyorsun oğlum Memed, İnce Memedler bitecek mi sanıyorsun?
Aşk bütün kötü özellikleri, çirkinlikleri, rezillikleri; biçimlendiriyor, erdeme çeviriyor. Boşuna dememişler aşkın gözü kördür diye.
Bir aşık olup biteni değil görmek istediğini görür. Aşığın kanatları vardır ama gözleri kördür. Yoluna çıkanlara aldırış etmeden aceleyle kafasının estiği yere kanat açar. İşte bu yüzden aşkı çocuğa benzetirler. Aşkın tercihleri çoğu zaman çocuklarınki gibi doğru değildir. Yemin etmek de bozmak da çocuk oyuncağıdır, onun için ha bire yemin edip dururlar.
Ruh ve beden, bedenle ruh nasıl da gizemliydiler. Ruh hayvanlaşabiliyor, beden de sırasında ruh kesiliyordu. Duyguların yücelttiğini, zihin aşağılayabiliyordu. Tensel itkinin nerede bitip fizik itkinin nerede başladığını kim bilebilirdi? Sıradan ruh bilimcilerin gelişigüzel tanımlamaları nasıl da sığdı.