Aslında uzun uzun inceleme yazmak gibi bir alışkanlığım yok. Ancak yazar ve kitabı hakkında yeterince bilgi bulunmadığını gördüğüm için benim pek değer verdiğim bu eserin - sıkıcılığa düşme riskini de göze alarak – incelenmesini uzun tutacağım.
Asıl adı Louis Poirier olan yazarın kullandığı ad Stendal’ in meşhur Julien Sorel’ i ve mitolojiden devşirmedir. Fransız yazar tarih ve coğrafya öğretmenliği yapmıştır. Burası önemli çünkü yazarın en dikkat çekici özelliği olan coğrafi nesne ve kavramlara dil verebilme, onları kişileştirebilme yeteneği bana göre bu eğitimin eseri. Roman, gezi yazısı, deneme gibi pek çok türde eser veren yazarın tekniği mitoloji ve anti(hiper)tarihle harmanlanmış bir gerçeküstücülükten müstakildir. Argol Şatosunda, Ormana Bakan Balkon ( Ormanda Bir Balkon), Sirte Kıyısı eserleri çeşitli dönemlerde dilimize çevrilmiştir. Kendisinin de açıkladığı üzere yazarlığına tesir eden en önemli kişiler Stendhal ve A. Breton’ dur. Stendhal malumunuz üzere Fransız büyüğü olduğundan mütevellit , Breton ise gerçeküstücülüğün ilahı olarak yazarın yazımını şekillendirmiştir. Otoritelere göre yirminci yüzyılın en stilize yazarlarından biri olan Gracq, 1951 yılında kaleme aldığı ve sürreal-dadaist edebiyatın başyapıtlarından olan Sirte Kıyısı ile Goncourt Ödülünü kazanmış ama ödülü reddetmiştir. Bu reddediş yazarın popülist olmama kaygısı, özel hayatına müdahale edilmesini istememesinden kaynaklanmaktadır.
Sirte Kıyısı dilimize YKY tarafından iki ayrı çeviriyle kazandırıldı. İlki İsmail Yergüz’ün çevirisiyle Kazım Taşkent Klasik Yapıtlar Serisi içindedir. Benim gibi eseri 2000lerin ortalarında okuyanlar için bu biraz zor bir deneyimi ifade eder. Çünkü zaten hareketin ve aksiyonun olmadığı metin ruhsuz bir biçimde çevrilmiş ve eserin okunması oldukça