Ben bir ara bu garip gurup yayınevlerinden basılan ilginç kitapların çekiciliği üzerine upuzun bir yazı yazmıştım. Tabii sonra elim çarptığı için yanlışlıkla silmiş bulunmuştum. Gönderinin büyük bir kısmında da Ketebe Yayınları'nı taşlıyordum. (Çeviri + editör problemleri vardı.) (Bütün güzelim kitapları mundar ettiler.)
Osman Akınhay'ın (Agora Kitaplığı) sıfır Fransızca ile Milan Kundera biyografisini çevirip bununla da gurur duyduğu bir dönem vardı. Oradan patladı bu iş. Adam alenen Google Translate kullanarak hallettim demişti.
Bu da o misal. Utancımdan bütün yazıyı okuyamadım bile, gözüme çarpan iki üç satırdan sonra telefonu fırlattım yatağa.
BİR DE SAVUNMUŞLAR KENDİLERİNİ YA, AKLIM HAYALİM ALMIYOR.
Madem düzgün çevirmene verecek paran yok, girmeyeydin sektöre.