Kara taun (Kara Ölüm), Yersinia pestis bakterisinin neden olduğu, pireler ve kemirgenler aracılığıyla bulaşan, özellikle 14. yüzyılda Avrupa ve İslam dünyasında nüfusun büyük kısmını yok eden ölümcül hıyarcıklı veba salgınıdır. Yüksek ateş, titreme, deri lekeleri ve lenf bezlerinde şişliklerle (hıyarcık) seyreden bu hastalık, Osmanlı'da da "taun" adıyla bilinip büyük can kayıplarına yol açmıştır.
“Kainatın aynasıyım, madem ki ben bir insanım” birebir çeviri mi yoksa Montaigne amca bu kafada mı? Bir anda kafamın içinde türkü çalmaya başladı da :)
Yok yahu Montaigne bu kafada olduğundan kitabı okurken zihnimde çalan deyiş olduğundan incelemeye de öyle yazmışım :)))
Şu an bu kafayla böyle bir inceleme yazar mıyım? Tabii ki hayır :))))
Gerçekten kötü konuşmak istemiyorum ama yani bu sözün hiçbir kıymeti yok. Ağızda sakız olmuş bir slogandan ibaret. İspat etme yöntemini, Felsefenin dallarından olan Mantık'tan geldiği bilindiği halde insanların salak yerine konması da iğrenç bir durum. İhsan Bey'in kitlesi ne versen almaya hazır olduğu için ne verirsen ver, doğru mu yanlış mı kimsenin umrunda değil. Vallahi yazık billahi yazık!
Bunun sadece yazarın kitlesiyle alakası yok, herkes (bazen ben de dahil) cümle kurabilme yetisi olan her yazara ve yazarın her cümlesine inanıyor. 'Kitap'tan okuduğunu zannediyor. Bu yüzden çocukluktan itibaren bir kitap okuma alışkanlığı olmalı.
Evet, eleştirel düşünme becerisi gelişmediğinden her okunanın mutlak hakikat gibi algılanmasına sebep oluyor. Burada kitlelerin rolü bence daha büyük. Bir kez etkilendiler mi adamların görüşlerini tanrı gibi savunuyorlar, en istenilmeyen şeye dönüşüyorlar. Asıl ana sorun da bu bence.