Bir hayatın yaşanılarak anlaşılmasından önce pek çok başka hayatın yaşanması gerekiyor. Düşlediğimizin atomik olanaksızlığı o zaman beliriyor ve bir hayatın - bu hayatın içine birçok başka hayattan geçerek varıyoruz.
Nasıl da bulurduk birbirimizi ve beğenirdik çekingen
ve kuzu nasıl beğenirse kendiyle konuşan yaprağı,
konuşurduk suskun kalarak. Sevinsek ne zaman ki,
kimseye ait değildi bu sevinç. Kimdi sahibi ?
Ve nasıl da dağılır giderdi, tüm ayakların altında
ve uzun geçen yılın korkularında.
Neyse seni kemiren, güçlü olur bu doyumdan da .
Değişime bırak büsbütün kendini.
Nedir senin acı veren deneyimin.
Şarap ol, içmenin tadı acı geliyorsa.
Aş tüm sınırları bu gecede;
sihirli güç ol düşüncelerinin yol ayırımında;
anlamı ol garip karşılaşmalarının.
Eğer seni bu yeryüzü unutursa,
de ki sessiz duran toprağa: Ben akıyorum.
Hızla akan suya da: Ben varım.