Çünkü eğer bu dünyada bir yerlerde, insanlar çocukları bombalıyorsa, bunu bilmeye gerek yoktu. O dünya zaten yanmış çocuk eti kokardı. Eğer bir yerlerde, başka çocuklar açlıktan geberip gidiyorsa, bunu da bilmeye gerek yoktu. O dünyanın zaten açlıktan nefesi kokardı. Ve çocukların burunları bu kokuları alır, ergen öfkesi olarak da geri verirdi. Ta ki burunları yetişkin uysallığıyla tıkanana kadar.
Ne olurdu kokunun da fotoğrafı olsaydı
Sesin fotoğrafı. Boşluğun fotoğrafı.
Parmak uçlarındaki karıncanın
Ruhtaki üşümenin
Ölüm kimseyi bu kadar yalnız bırakmazdı.
Nasıl bir tanrının çocuklarıyız böyle
Her şeyde bir 'hak etmiyoruz' duygusu
Hayranlık ve küçümsemeden yapılmış
Zehirli bir sevgi, bir güzellik korkusu
Hepimiz içimizdeki şarkıyla ölüyoruz.