.................... BÜYÜLÜ AMA GERÇEK ....................
Birbirine bu kadar uzak aynı zamanda içiçe geçmiş iki olguyu roman gibi insan hayatına ışık tutan bir eser yapısıyla aktarması ve bunu belki de olabilecek en iyi şekilde yapması bu kitabın "Büyülü Gerçekçilik" akımının en iyilerinden olmasına hatta New York Times tarafından "Eski Ahit'ten bu yana okunması gereken ilk edebiyat ürünü" olarak nitelendirilmesine ve gerçekten de haklı bir gerekçe ile dünyanın en iyi romanları arasında yer almasına yol açmıştır.
Biraz karışık mı oldu ? Hemen düzelteyim.
Kitap fantastik edebiyat ile gerçekçilik akımının mükemmel bir oranda birleşimi, öyle ki kitapta sihirler, büyüler, ortalıkta gezen ruhlar, uçan kişiler, psişik yetenekler, ilginç olaylar, ilginç kişiler hatta olmayacak yaratıklar bile hiçbir zaman eksik olmuyor ve okurken bunlardan hiçbirini olamaz, kabul edilemez ya da gerçek değil diye düşünmüyorsunuz ve hiç farkına bile varmadan çok kolay kabulleniyorsunuz. Ve Márquez'in bu anlatımına sahip olmasını sağlayan biricik kahraman; hemen hemen aynı anlatım ile Márquez'e sürekli hikayeler anlatan Büyükannesi'nden başkası da değil.
Aynı zamanda kitapta çok güzel tasvirler, gayet keyifli bir anlatım ve de inanılmaz derin üslup çeşitliliği var.
.......................... AİLE DESTANI ..........................
Kitabın genel çerçevesinden bahsettiğimize göre içeriğe girme zamanı geldi. Evet tam anlamıyla etkileyici bir aile destanı bu kitap; Buendia soyunun zamanın girdabı içerisinde sürekli tekrarlanan bir döngü ile kahramanlar değişse bile, olaylar değişse bile kaderlerinin değişmediği ismi benzer olanın sonlarının da birbirinin benzeri olduğu, altı kuşaklık bir aile destanı.
Tüm bu ailenin, hikâyenin hatta destanın kurucusu Jose Arcadio Buendia ve akrabası Úrsula