Dıyarbakır sokaklarında gezerken burnuma doldu kokusu, sanki beni görüyor, sanki varlığımı biliyor, sanki etrafımda geziyor gibiydi. İnsan unutabilir mi sevdiğinin kokusunu? Soruyorum size, insan âşık olduğu adamın kokusuna benzeyebilir mi bir başka kokuyu? Kokusunu duydum diyorum, onu göremedim ama sanki yanımdaymışçasına duydum kokusunu. Sonra ne oldu biliyor musunuz? Onun beni götürdüğü türkü evine gittim, kendime en demlisinden kaçak çay bir kürt çayı söyledim...
Sen hiç doğduğunda topraklar yüzünden terörist olmakla suçlandın mı? Ana dilini konuşmak istediğin için hapis yattın mı? Anne babanın sana vermek istediği isim yasak olduğu için değiştirildi mi hiç? Senin memleketin sürgünü oldu mu bir başkasının? Ülkeni gerçekten seviyor olmana rağmen vatan haini ilan edildin mi?
Benim adım Mina. Beş yaşındayım. İki ay önce Hama'dan yola çıktık. Biz hayatımızda denizi hiç görmedik. Bir haftadır denizin dibindeyim, ben denizkızıyım, Akdeniz' in kızı, deniz benim annem artık. Annem beni sıkı sıkı sardı, hiç bırakmıyor. Bütün anneler kızlarını çok severler çünkü.