Spoilersiz.
10/10
·272 syf.·
2026 37. kitabı
Bu kitabın sonunda resmen ağzım açık kaldı. Yani böyle bir ters köşe beklemiyordum ben. Bu yazardan okuduğum 3 cü kitaptı, en hafiflerinden okumağa başlamıştım, ve az kitap okumağıma rağmen yazarın yazım stilinden anlamış sayılırım. Yazar kitap boyunca bizim dikkatimizi farklı kişileri çekiyor, onların geçmişini anlatıyor ki, asıl katili bulmakta zorlanalım. Ama ben bunu tabii ki ters köşe olduğunu biliyorum, kanmıyorum, o yüzden tamamen farklı, daha az , hatta hiç şüphe uyandırmayan birininin katil olmasına nerdeyse emindim, bakın sonda asıl katili buldum diye zafer çığlıkları atmak üzereyken z*rt oldum resmen. Yaa ben sonda hani üzülüyordum ki, katil zavallı birini öldürecek, son anda Nora'nın bunu fark etmesine rağmen elinden hiçbir şey gelmiyecek, fakat tam farklı oldu herşey. Zavallı, öleceğini düşündüğüm insanın aslında asıl katil olması şokunu atlatamıyorum. Çok güzel yazılmıştı bu kitap. Gerçekten yazardan okuduğum 3 kitap arasında en iyisiydi diyebilirim. Eğer bu tarz polisiye, gizem, korku tarzında kitap okumağı seviyorsanız okumanızı tavsiye ederim. Uyarı: Geceleri okumağınızı tavsiye etmiyorum, ama yine de siz bilirsiniz.
1000Kitap
Kilitli KapıFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20252,659 okunma
KİTABI BİR ERKEĞİN YAZDIĞI ÇOK BELLİ OLUYOR
7/10
·432 syf.··
2026 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2026 23:23
Kitaba 7 puan verdim, ancak bu puan ilerleyen zamanda değişebilir. Spoilerlı ve spoilersız olmak üzere iki kısa inceleme sunacağım; fakat öncesinde yazara ufak bir not bırakmak istiyorum. Emre Gül’ün edebî dili hoş olsa da, okuyucuyla sohbet etmesi ve bizi kitaba dâhil etmesi fikri her zaman olumlu hissettirmedi. Bazı sayfalarda bunun yapılması kabul edilebilir olsa da, bir noktadan sonra yalnızca “dördüncü duvarı kırmak” için okuyucuya hakaret eden bir üsluba dönüştüğünü hissettim. Açıkçası, zorbalayıcı cümlelerle karşılaştığım bölümleri çoğu zaman atladım. Kitaptaki cinsellik unsuru hakkında da eleştirim var. Bir noktadan sonra roman değil, yalnızca smut okuduğumu düşünmeye başladım. O kadar çok cinsellik içeren ifade vardı ki zaman zaman “Ben şu an ne okuyorum?” diye sorguladım. Karakterlerin 24–25 yaşlarında olmalarına rağmen bu denli yoğun ve sürekli cinsellik merkezli yazılmaları bana yapay geldi. Bir süre sonra yazarın kendi fantezilerini metne yansıttığı hissine kapıldım. O kadar çok cinsellik içeren cümlesi var ki bir noktadan sonra yaşayamadığı cinsel hayatını fantezi dünyasını kitaplarına yansıttığına inanmaya başladım Karakter gelişimleri genel olarak başarılıydı; ancak Noa’nın gelişimi bana biraz hızlı geldi. Nate, Helen, Ray ve Kevin gibi yan karakterlerle ise tam anlamıyla bağ kuramadım. Özellikle Nate’in yalnızca eşcinsel kimliği üzerinden tanıtılması ve kişiliğinin bunun ötesinde derinleştirilmemesi hoşuma gitmedi. Becca ise kitapta en sevdiğim, hatta belki de tek sevdiğim karakterdi; ancak ona da oldukça sert davranılmıştı. SPOILERSIZ Kitap oldukça iyi bir başlangıç yapıyor. İlk kitaptaki bazı mantık hataları ve saçmalıklar kısmen toparlanmış olsa da hâlâ “Bu tamamen yerine oturmuş” diyemediğim sahneler vardı. Noa ve annesi arasındaki
2026 Okuma Raporları
Oyuncak MezarlığıEmre Gül · Guardian Yayınları · 20251,046 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Rêwîtiyeke Kurt-mancî li Welatê Pirpirokan
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2026 14:12
Mihteşşşem! Piştî Mehmet Dicle, cara ewil e ez ji ziman û uslûba nivîskarekî hewqas hez dikim. Rûbar Elî, kekê ezîz, Xwedê yeke te bike hezarî û lingê te li keviran nexe. Ev berhema li ber destê me, Welatê Pirpirokan, çend meh berê ji weşanxaneya Nûbiharê derket. Berhem ji 9 çîrokan pêk tê û li ser hev 78 rûpel e. Hemû çîrok pişta xwe dispêrin rastî û pirsgirêkên civakî. Nivîskar van pirsgirêkan ji nû ve honandiye û bi zimanekî helbestkî, bi helwesteke henûn, bi hûrik hûrik vegotiye. Ev berhema wî ya duduyan e, ya ewil Spêle (herçî nexwendine hûn li hêviya çi ne?!:) jî kêm zêde wiha baş û serkeftî bû. Lê dikarim bibêjim ku Rûbar Elî xwe ji aliyê vegotinê ve gelekî pêş xistiye. Gelek nivîskar hene tu dibînî bi dehan pirtûkan dinivîsin lê tu di wan de pêşketinekî an jî guherîneke erênî nabînî. Ji cihekî şûn da ev dibe dubarekirin û ji tehmê derdikeve. Lê Rûbar Elî berê xwe daye pêşketinê.. Piştî xwendina herdu berhemên wî, baş serwext bûm ku Rûbar Elî çavdêrekî gewre ye û bala wî tim li ser hûrgilîyan e. Ya ku berhemên wî ewqas serkeftî dikin ne mijara çîrokan e, lewra mijar pirr nas û ji nava me ne, tiştekî efsûnî jî tune ye di çîrokên wî de, hemû ji rastiyê ne û bi nêrîneke realîst hatine nivîsandin; bellam gelek caran tişta muhîm ne "çi" ye, ew "çawa" ye. Yanî mebestim çi ye? Eve ye: Rûbar Elî wekî gelek nivîskarên kurd, ji bîra miletê xwe avê vedixwe, dibe şahidê pirsgirêk û rasteqîniya miletê xwe, piştre tê van tiştên ku şahidiya wan kiriye ji nû ve lê bi şêwazeke derasayî dihûne, vedibêje. Ango beriya ku em li ser sekeftîbûna vê berhemê rawestin, divê em vê pirsê ji xwe bikin, ka gelo vî nivîskarî van çîrok û bûyerên tê da "çawa" vegotiye, bi şêwazeke çawa? bi zimanekî çawa? bi nêrîneke çawa? Bersivên van pirsan dikin ku em li ser serkeftîbûna berhemê çend tiştan
Welatê PirpirokanRûbar Elî · Nubihar Yayınları · 202512 okunma
Keyif Kralı
6/10
·448 syf.··
2025 57. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2025 13:35
Herkese Merhaba, Serinin 4 kitabınıda bittirdik. Benim için seriye bu kitapla elvada dıyoruz. Artık yazarı okumama kararı aldım... gereksiz niye devam ediyorsam anlamadım, kendime cok çelişiyorum haha... diğer serisi sevmedim, bu serisini sevmedim (1. Kitap hariç) artık bu yazarıda hayatımızdan cıkartalım. Konusuna gelirsek; halkla ilişkiler uzmanı olan Sloane Kensington zorlu müşterisi olan dünya hiçbir şeyi umursamayan, aşırı zengin Xavier Castillo’n hikayesini okuyoruz. Sloane kitapta bence bır tık daha ıyıdı, kendi ayakları üzerinden duran güçlü bir kadın ama malasef ailesine karşı ezikdi. Yani sana neler etmışler, sucsuz olduğunu bile bile baban seni aileden kovmuş, yanlarında ezik güçsüz bir kadına nasıl dönüşüyor anlamadım, ulen hadlerini bildirsene şunlara, evet sonlara doğru iki laf etti... ailesinin cokta umrunda olmadı. Evet kız kardeşine cok guzel yaptı o kısımları beğendim, tam bir şeytan , sloane hedef yapmış elindeki almak kızın hayat amacı olmuş bu sloane eski nişlanlısıda dahil, ve s*rt*k evlenmiş bide adamla ama Sloane guzel aldı ıntıkimanı sevdım... Xavier gelirsek bence gelmesekte olur , aşırı ezik bir karakter, 30 yaşında ama 15 yaşındaki ergen cocuklar gibiydi. Baba sorunları olan biri yani altı doldurulmuş bır durumdu yani aşırı malcaydı. Xavier sevmedim, sonradan güya yaptıkları bence boş işlerdi. Babasının şirketinin başına geçmek yerine gece kulubu acmaya karar verir ve kimsenin aklına gelmeyecek kompsetler evet kımsenın aklına gelmez gizli odalar, gizli fantezi olaylar fılan ... offf yani biride aile kompsetler yapsalar olmuyor illa sapıkca bir şey olucak... yani Xavier sevmedim, bana karakter hiç gecmedi. İkisi arasında aşkta sıktı beni, bir tek ayrılık sahneler hoşuma gitti o kısmı begendim.. smutlar idare ederdi. Ama gereksiz
Romantik
Keyif KralıAna Huang · Martı Yayınları · 2025557 okunma
9/10
·445 syf.··
Beğendi
·
2025 34. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2025 13:53
Bir sabah gözlerini açarsın ve etrafına bakarsın. Hiçbir zincir yok bileğinde. Parmaklıklar yok. Gardiyanlar yok. Ama yine de çıkamazsın. Çünkü seni gözeten gözler gözle görünmez; ve sen, çoktan onlara göre yaşamayı öğrenmişsindir. Yüzüne her gün bir “normal” maskesi geçirilir; çok konuşma, çok gülme, çok susma, çok sorgulama… Türkiye’de yaşam, duvarı olmayan bir hücrenin içinde süre giden terbiye edilmiş bir hayattır. Burada otorite kalın duvarların arkasında değil, apartman toplantılarında, okul müfredatında, Twitter’da RT edilen linçlerde, toplu taşıma anonslarında, mahalle bakkalında, hatta annenin bakışlarında bile vardır. Disiplin toplumu sadece kurumlarda değil, kültürün içinde nefes alır. Devlet sadece Ankara’da değildir; artık mutfağında da oturur, yatağının ucunda da bekler. Sınıf sıralarında başlayan hizaya sokulma pratiği, Türkiye’de ilk tokadı öğretmenden yemekle başlar. “Adam ol!” diye haykıran eğitim sistemi, adam olmanın ne olduğunu hiçbir zaman açıklamaz. Ama öğretir. Bedene, sese, bakışa, ete, eteğe karışarak öğretir. Birey yetiştirmez, biat eder “vatandaş” üretir. Eleştiren değil, ezberleyen. Görünen değil, saklanan. Var olan değil, razı olan. Hastane koridorlarında yıllarca bekletilmek “şükür” ile ödüllendirilir. Sıra sana gelince değil, razı oldukça iyileşmen beklenir. “Devletin elinden gelen bu” cümlesi, iktidarın en büyük mazereti değil, topluma öğretilmiş en derin boyun eğiştir. Çünkü burada ceza artık kırbaçla değil, ihmalle verilir. Gözünün önünde adaletsizlik olur ama “sessiz kalırsan başına bir şey gelmez” denilir. Bu ülke, görünmez bir hapishanenin prototipidir. Mahalle baskısı burada bir deyim değil, bir güvenlik politikasıdır. Televizyon ekranlarında bitmeyen sabır telkinleri, dış güçler anlatıları, hedef gösterilen
Hapishanenin DoğuşuMichel Foucault · İmge Kitabevi Yayınları · 20131,382 okunma
10/10
·210 syf.··
Beğendi
·
2025 52. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2025 23:23
#Okudum #Bitti #okudumbitti Kitap Adı : KESİN İNANÇLILAR Yazar Adı : ERIC HOFFER Sayfa Sayısı : 207 Kitap Notu : 10 /10 Kitap Yorumum : "Bu kitabı bitirenlerin %90'ı hayatının en rahatsız edici 210 sayfasını okuduğunu itiraf ediyor. Ben de o yüzdelikteyim. Eric Hoffer, ruhumu deşti. #KesinİnançlılarEtkisi" İnceleme: "Kapattım kitabı. Odamdaki sessizlik bile başka türlü çınlıyor şimdi. Hoffer bana ‘inanç’ denen o kutsal kavramın nasıl bir kitle silahına dönüştüğünü, satır aralarındaki kanla gösterdi. 1951’de yazılmış ama her cümlesi bugün Twitter trendlerine, siyasi mitinglere, ofis koridorlarındaki dedikodulara ışık tutuyor. En çarpıcı olan? > *"Kitle hareketları; hayal kırıklığı yaşamış, kendini değersiz hissedenlerin sığınağıdır."* Bu cümle tek başına Tiktok algoritmalarını, siyasi kutuplaşmayı, hatta mahalle grubundaki dedikoduları açıklıyor. Entelektüel Dönüşüm Yaşayanlar İçin! Eğer siz de; - "Neden fanatikler hep aynı tip?" - "Özgür irade bir illüzyon mu?"
1000Kitap
Kesin İnançlılarEric Hoffer · Olvido Kitap · 20193,721 okunma