Tanju

Tanju
@rtanju
insta @rzgrtl
Her vaktin kendine has bir hâli var. Sabah vaktinin tazeliği, ikindinin yumuşak ışığından farklıdır. Öğlenin dik ışığı, gurup vaktinin yumuşak ve sükûnet verici hâlinden farklıdır. İnsan her vaktin farklı hâllerini bilmeli ki vaktin bereketini yaşayabilsin. Monoton ve tek tip hâle gelen her şey dokusunu, detayını, tınısını, rengini kaybediyor. An, vakit, zaman, gün, gece, gündüz, dehr, sermed, ebediyet kavramları üzerinde düşünüyorum."Zaman, sonsuzluktan dünyamıza bırakılmış bir katre. Vaktini boşa harcayanlar sonsuzluğu incitirler..." diye mırıldanıyorum kendi kendime.
Sayfa 16·Kitabı okuyor
Alıntı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
“ Korkarım biz de herkes gibi birbirimizin hayatından bir tuhaflık olarak geçip gideceğiz”
Sayfa 27·Kitabı okudu
Alıntı
Benim hiçbir zaman, hiçbir şeyi seçmedigimi, her seyin öylece başıma geldigini, hiçbir şeye gerçekten, "Evet" demediğimi, sadece "Hayır" dememiş olmak için bu cevabı verdigimi düşündüm.
Sayfa 120·Kitabı okudu
Alıntı
Durağanlığı seviyorum
Yavaşlığı. Hiçbir şeyin olmadığı zamanları. Göğün maviliğini. Temiz havayı içime çekmeyi. Trafik gürültüsünün içindeki kuş şakımalarını. Yalnız ayak seslerini. İlkbaharda bir isyanla patlayan çiçekleri. Sessiz geçen zamanların ölü zamanlar olduğunu düşünürdüm. Şimdi capcanlı geliyorlar. Yere uzanıp dünyanın kalp atışlarını dinlemek gibi.
Alıntı
Her hayat birden çok iplikle dokunurken ve ne doğum dediğimiz şey yegâne başlangıç ne de ölüm tam olarak bir sonken, nereden başlatılır ki bir insanın hayat hikâyesi?
Sayfa 76·Kitabı okudu
Alıntı