İnsanın kaçmak zorunda kaldığı her şey eninde sonunda karşısına çıkar, siz ne kadar kusursuz bir olan yapsanız bile. Paris, Jimmy'nin beşinci eşi ve ondan otuz yaş genç. Dışarıdan bakıldığında fenomen ve zengin bir adamın, onca yaş farkıyla evlendiği kadına para avcısı gözüyle bakılır. Hele bir de eşi kanlar içinde bir küvette yatar hâlde ölü bulunduğunda ve Paris hemen yanı başında elinde suç aletiyle polisler tarafından bulunduğunda. Ama Paris'in asıl endişe ettiği şey bu olayla birlikte geçmişinin ve kaçtığı kişilerin onu bulması. Geçmişinden kaçmak için çok çabaladı, her detayını ince ince düşündü. Ama titizlikle inşa ettiği hayatı ve kimliği yıkılmak üzere.
Uzun zaman önce işlediği suçun vahşeti ve kan donduran detayları sebebiyle Buzlar Kraliçesi lakabı takılan Ruby, şu an cezaevinde. Ama hakkında tahliye kararı tartışılırken Paris'in asıl korkması gereken kişi o. Çünkü Ruby, Paris'in gerçek kimliğini biliyor. Paris, yakın zamanda Ruby tarafından gelen tehdit ve şantaj mektupları almaya başlıyor. Haliyle başka seçeneği yok, Ruby ile yüzleşmek ve geçmişini yeniden gün yüzüne çıkarmak zorunda. Eserin kurgusunu çok sevdim, yazar zaman geçişlerinin ve olay örgüsünü titizlikle işlemiş. Ödenen bedeller, zorbalık, suç ve adalet dengesi üzerine işlenen türünün başarılı bir örneği. Daha kısa olabilirdi tabii ama böylesi de tatmin etti, tavsiyemdir