Fotoğrafa dair Susan Sontag'ın bir tespiti bana hep çarpıcı gelmiştir. "Fotoğraf bizim fethetme duygumuzu karşılar (tatmin eder)." Başkalarını, başka mekânları ele geçirme, fethetme belki de hükmetme tutkumuzun ifadesi... Bir fotoğraf karesinde dondurduğumuz o görüntünün, içimizde itiraf edilmemiş duyguların yansıması olarak, böyle bir boyutunun olması her zaman geçerli bir durum mudur?
Sayfa 41 - 3. Baskı 2018/ büyüyen ay yayınları