Hakikat Artisti miyiz ?
10/10
·110 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 01:16
Karakoç her birimizin zihnine ve ruhuna birer keski veriyor ve bizi kendi kendimizin heykeltıraşı ilan ediyor. Ama buradaki en can alıcı soru: "O heykeli neyle yontuyoruz?" ​Eğer biz o keskiyi; ​Günümüzün popüler kültürüyle, ​Sosyal medyanın o sığ ve sahte parıltılarıyla, ​Sürekli tüketerek mutlu olacağını sanan o "maddi" dünyayla, ​Ya da sadece kendi egomuzu parlatma hırsıyla vurursak... ortaya çıkan heykel ne yazık ki bir "insan" heykeli olmuyor. O hayvani hırsların, maskelerin ve yapaylıkların heykeli oluyor. O zaman hakikatin değil, tamamen "modern dünyanın artisti" yani birer figüranı haline geliyoruz. Rolümüzü oynuyoruz ve sahneden çekiliyoruz. ​Oysa "Hakikat Artisti" olmak; dışarıdan gelen her türlü kire, pasaja, yalana ve sığlığa karşı uyanık olup, o zihindeki heykeli sadece ve sadece "Hakikat" ile (yani adaletle, dürüstlükle yani olması gereken vasıflarla) milim milim, sabırla yontmaktır. Bu bir sanattır çünkü akıntıya karşı kürek çekmeyi, ciddi bir estetik ve ahlaki kaygı taşımayı gerektirir. Her sabah aynaya bakıp şu soruyu sormak icâp eder o vakit; Ben bugün zihnimdeki o insan heykeline hakikat namına bir çentik mi attım, yoksa dünyaya yaranmak için ondan bir parça mı feda ettim? Çalışkan olmak, dürüst olmak, emaneti ehline vermek... Bunlar aslında insan olmanın en temel, en asgari şartları. Ekstra bir yük değil, fabrikat ayarlarımız. Hayat; bir ucunda mekanik gerçeklerin (iş, para, teknoloji, gündelik koşturmaca), diğer ucunda ise deruni ve ruhi boyutun (ölüm bilinci, anlam arayışı, ahlak) olduğu hassas bir denge terazisi. Karakoç’un felsefesi bu iki kefeyi de inkar etmez. Dünyadan tamamen elini eteğini çekmiş bir mistisizm önermez; aksine, dünyada aktif, üretken ve çalışkan olmayı emreder ama ruhu o mekanikliğe kurban etmemek şartıyla yaşamayı mâkul
GündönümüSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 2010785 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 8. kitabı
NAMAZ Psikolojisi 1. ALLAH’ın isteğini ve rızasını düşünerek yapılan bütün davranışlar birer ibadettir. 2. Dinde ibadet olarak belirlenen bazı özel davranışlar vardır ki bunlar, insanın ALLAH’la olan ilişkilerini canlı tutmak için belli aralıklarla tekrarlanırlar, işte namaz, her gün tekrar edilen, belli hareketleri ve dualar içine alan bir ibadettir. 3. Namaz İslam dininde ilk emredilen ibadettir. 4. Namaz aynı zamanda, yaratılanın YARATANA karşı duyduğu saygı, sevgi, minnettarlık ve bağlılığın, şükür duygusunun bir ifadesidir. 5. Namaz önce ki peygamberlere de farz kılığı Kuran-i Kerimin değişik ayetlerinde ifade edilmektedir. ( H.z. İbrahim Kur’ani Kerimde geçen duası ; ‘’Rabbim! Beni ve Soyumu namaz kılanlardan eyle!’’ amin…) Ancak önceki peygamberlerden sonra o din mensuplarının namazı koruyamadıkları. Ondan uzaklaştıkları anlaşılmaktadır. 6. Taha Süresi 132 ayette ALLAH C.C. şöyle buyurmuştur. ‘’ Ailene namazı emret! Sen de sabırla ona devam et… ‘’ buyuruyor. 7. Cehenneme girenlere neden cehennem girdikleri sorulduğunda? Biz namaz kılanlardan değildik! Buradan namazın ne kadar önemli olduğu anlaşılmaktadır. 8. Genelde ibadetler, dini inancın koruyucularıdır. 9. Yetişkinlerin, anne babanın namaz kılmasının, çocukların namaz kılmayı arzu etmeleri, namaz kılmak istemeleri açısından da önemi büyüktür. Çünkü çocuk çevresini tanımaya başladığı anadan itibaren çevresinde ki büyüklerin, özellikle anne babasının söz ve davranışlarını taklit edip örnek almaya başlar. Bu nedenle namaz kılan bir anne babanın çocukları da namaz kılmaya özenir. Namazın Psikolojik Süreçleri 10. ‘’Vay haline şu namaz kılanların! Ki onlar şuurunda değildir namazlarının. Gösteriş yaparlar onlar, Hayra engel olurlar.’’ Ma’un 4-7 ayetler. 11. Namazda neyi okuduğunun bilincinde olunmalıdır. Çünkü
Din
Namaz PsikolojisiHüseyin Peker · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 2020123 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·192 syf.··
2026 27. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 13:09
Bu kitabın asli yazarı Sadreddin Konevî, İbnü'l Arabî'nin en önemli eseri olan Fusûsü'l-hikem'in bir şerhini yazmış ancak çeviriyle, dipnotlarıyla ve açıklamalarıyla elimize ulaşan şeklini kazandıran Ekrem Demirli. Bu nedenle içerik dışında, yazara dair değerlendirmeyi Ekrem Demirli üzerinden yapacağım. Kitap, genel olarak varlık mertebelerini ve İnsan-ı Kâmil olgusunu 27 peygamberin öne çıkan karakteristik özellikleri, hikmetleri çerçevesinde ele almakta. Her bir peygambere, kronolojik sıralamadan bağımsız olarak birer Fas (öz) başlığı altında yer verilmiş. Her bir peygamberin kendilerine tahsis edilmiş bölümde öne çıkan hikmet türü (parantez içindeki metin) ve bu peygamberin öne çıkan hususiyeti şu şekilde: Hz. Âdem (İlâhî hikmet): İnsanın, kâinatın ve varlığın özeti (mikro-kozmos), Allah’ın yeryüzündeki halifesi olma durumu. Hz. Şît (Nefesî hikmet): Allah’ın hibeleri, ihsanı ve varlığın sürekliliği. Hz. Nûh (Sübbûhî hikmet): Tenzih (Yaratıcıyı dünyadan soyutlama) ve teşbih (benzetme) arasındaki denge. Hz. İdrîs (Kuddûsî hikmet): Yücelik, ulviyet ve feleklerin ruhaniyeti ile olan bağ. Hz. İbrâhim (Müheyyemî [sevgide aşırılık] hikmet): fenafillah (kulun Allah'ta son bulması), ilahî aşk ve dostluk. Hz. İshak (Hakkî [doğruluk, gerçeklik]): Hakikat ve keşif yoluyla elde edilen bilgi; rüya tabiri. Hz. İsmail (Alîyye [yükseklik] ve Rıza [Allah'ın rızasını gözetme, Allah'ın takdirine razı gelme]): Teslimiyet ve rızanın zirvesi; nefsin kurban edilmesi. Hz. Ya'kûb (Ruhî [ruhânîlik] hikmet): Manevi hüzün ve sabırla gelen ruhsal derinlik. Hz. Yûsuf (Nurîyye [nûrânîlik] hikmeti): Hayal alemi (Misal alemi) ve bu alemin nurlar üzerinden tecellisi. __Hz. Hûd (Ahadî [birlik, ehadiyet] hikmeti): Her şeyin Allah’ın kontrolünde (perçeminden
Fusûsü’l Hikem’in Ana KonularıSadreddin Konevi · Fikriyat Yayınları · 20242 okunma
9/10
·345 syf.··
2026 107. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 16:02
Ruhi Mücerret benim için adeta sıcacık bir Türk filmi gibiydi. Okurken kendimi sahnelerin içinde hissettim; o samimi, bizden atmosfer çok güzel yansıtılmış. Kitaptaki en dikkat çekici şeylerden biri de o “tatlı” cümlelerdi. Altını çizmek isteyeceğin, hem gülümseten hem de içe dokunan birçok ifade var. Anlatım hem akıcı hem de oldukça keyifli. Bence en güzel tarafı ise şu: Türk edebiyatında böyle özgün ve farklı bir kaleme sahip bir yazarın olması gerçekten çok değerli. Ruhi Mücerret, hem yüzünde tebessüm bırakan hem de okurken iyi hissettiren bir kitap.
Edebiyat
Ruhi MücerretMurat Menteş · Alfa Yayınları · 202018,3bin okunma
Puan vermedi·304 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2026 14:42
Məndə sığar iki cahan, mən bu cahanə sığmazam, Gövhəri-laməkan mənəm, kövnü məkanə sığmazam. Ərşlə fər şu kafü nun məndə bulundu cümlə çün, Kəs sözünü və əbsəm ol, şərhü bəyanə sığmazam. Kövnü məkandır ayətim, zati dürür bidayətim, Sən bu nişanla bil məni, bil ki, nişanə sığmazam. Kimsə gümanü-zənn ilə olmadı həqq ilə biliş, Həqqi bilən bilir ki mən, zənnü gümanə sığmazam. Surətə baxu mə'nini surət içində tanı kim, Cism ilə can mənəm, vəli cism ilə canə sığmazam. Həm sədəfəm, həm inciyəm, həşru sirat əsinciyəm, Bunca qumaşu rəxt ilə mən bu dükanə sığmazam. Gənci-nihan mənəm mən uş, eyni-əyan mənəm, mən uş, Gövhəri-kan mənəm mən uş, bəhrəvu kanə sığmazam. Gərçi mühiti-əzəməm, adım Adəmdir, Adəməm, Dar ilə künfəkan mənəm, mən bu məkanə sığmazam. Can ilə həm cahan mənəm, dəhr ilə həm zaman mənəm, Gör bu lətifeyi ki mən, dəhru zəmanə sığmazam. Əncum ilə fələk mənəm, vəhy ilə həm mələk mənəm, Çək dilini və əbsəm ol, mən bu lisanə sığmazam. Zərrə mənəm, günəş mənəm, çar ilə pəncu şeş mənəm, Surəti gör bəyan ilə, çünki bəyanə sığmazam. Zat iləyəm sifat ilə, qədr iləyəm bərat ilə, Gülşəkərəm nəbat ilə, bəstə dəhanə sığmazam. Nar mənəm, şəcər mənəm, ərşə çıxan həcər mənəm, Gör bu odun zəbanəsin, mən bu zəbanə sığmazam. Şəms mənəm, qəmər mənəm, şəhd mənəm, şəkər mənəm, Ruhi-rəvan bağışlaram, ruhi-rəvanə sığmazam. Gərçi bu gün Nəsimiyəm, haşimiyəm, qureyşiyəm, Bundan uludur ayətim, ayətü şanə sığmazam.
Məndə Sığar İki Cahanİmadəddin Nəsimi · Qanun Nəşriyyatı · 201921 okunma
Puan vermedi
Yirmi Dokuzuncu Lem’a’dan İKİNCİ BAB Bu İkinci Bab, "Elhamdü lillâh" hakkındadır. İkinci Bab ile tâbir edilen şu risalecikte "Elhamdü lillâh" cümlesini insanlara dedirten imanın sonsuz fayda ve nurlarından, yalnız dokuz tane beyan edilecektir. Birinci nokta: Evvelâ iki şey ihtar edilecektir. 1. Felsefe, herşeyi çirkin, korkunç gösteren siyah bir gözlüktür. İman ise, herşeyi güzel, ünsiyetli gösteren şeffaf, berrak, nuranî bir gözlüktür. 2. Bütün mahlûkatla alâkadar ve herşeyle bir nevi alışverişi olan ve kendisini abluka eden şeylerle lâfzan ve mânen görüşmek, konuşmak, komşuluk etmeye hilkaten mecbur olan insanın sağ, sol, ön, arka, alt, üst olmak üzere altı ciheti vardır. İnsan, mezkûr iki gözlüğü gözüne takmakla, mezkûr cihetlerde bulunan mahlûkatı, ahvâli görebilir. Sağ cihet: Bu cihetten maksat, geçmiş zamandır. Binaenaleyh, felsefe gözlüğü ile sağ cihete bakıldığı zaman, mâzi ülkesinin kıyameti kopmuş, altı üstüne çevrilmiş, karanlıklı, korkunç, büyük bir mezaristanı andıran bir şekilde görünecektir. Ve bu görünüşte insan pek büyük bir dehşete, vahşete, meyusiyete maruz kaldığında şüphe yoktur. Fakat iman gözlüğüyle o cihete bakıldığı zaman, hakikaten o ülkenin altı üstüne çevrilmiş bir şekilde görünürse de, fakat can telefi yoktur. Mürettebatı, sâkinleri daha güzel, nuranî bir âleme nakledilmiş oldukları anlaşılıyor. Ve o kabirler, çukurlar da, nuranî bir âleme girmek için kazılan yeraltı tünelleri şeklinde telâkki edilecektir. Demek imanın insanlara verdiği sürur, ferahlık, itmi’nan, inşirah, binlerce "Elhamdü lillâh" dedirten bir nimettir. 649 / 655 Sol cihet: Yani, gelecek zamana, felsefe gözlüğü ile bakıldığı zaman, bizleri çürütecek, yılan ve akreplere yedirip imha edecek, zulümatlı, korkunç, büyük bir kabir şeklinde görünecektir. Fakat iman gözlüğüyle
Din
Lem'alarBediüzzaman Said Nursî · Envar Neşriyat · 20115,7bin okunma