İçimizde paramparça olup kırıntılarına kadar ufalanmışken hayat, umutlar birer volkan olup patlamışken içimizde, boğulmuşken en derinlerimizde gizlediğimiz yaralarımızda, korkaklık edip bir adım atamadığımız hayatı kaybederken bile nasıl oluyor da atıyordu bu kalbimiz? Nasıl hâlâ yaşam bizi gömmüyordu? Nasıl hâlâ yaşamak için çırpınıyorduk boğulurken? Ölmek, nasıl bu kadar zor olabiliyordu? Umutlarımız, hayallerimiz, isteklerimiz, içimizdeki arzularımız diri diri gömülürken nasıl ölmüyorduk?
Nasıl yaşarken birden çok ölüp bir kez gömülüyorduk?