Zeynep

Zeynep
@ruhuzena
335 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
8/10
·96 syf.··
2022 10. kitabı
Moliere'in okuduğum ilk kitabı olmakla beraber tiyatro eserlerinden hoşlanmayan biri olarak bayıldığım bir kitap. Kitabı okurken hiç bitse de gitsek kafasında değildim. Eğlenceli, güzel ve düşündürücüydü. Çöllere düşmek isteyecek kadar yalnızlığı arzulayan bir adam. Düşündüğünü olduğu gibi dile getirip her zaman sivri dili ve dürüstlüğüyle bilinen Alceste karakterine aşık oldum. Kitap sürükleyiciydi. Önerebilirim.
Edebiyat
İnsandan KaçanMolière · İş Bankası Kültür Yayınları · 20131,898 okunma
Reklam
'Bu cellatlar çok iyi yürekli insanlar.'
9/10
·131 syf.··
2022 5. kitabı
Kitabın başından sonuna kadar okuduğum her sayfasında adamın çaresizliğini, içindeki kurtulma umudunu, anlaşılma isteğini, geçmişe dönüp sevdiğiyle, çocuğuyla geçirmek istediği bir kırk yılı daha onunla birlikte hissederek yitirdim. Bay Samson... Kızının ona son bir kez baba diye seslenmesini isteyen adam. Ve kızı onu gördüğünde tanımadı! Her şeyi yitirdi. Yüreğindeki son tel de kızının onu hatırlamamasıyla koptu. Yaşamak istediği tek yer kızının hafızasıydı, oradan daha ölmeden silinmişti. Ne yazık. Onunla birlikte unutulmanın verdiği hissiyatı ben de yaşadım. Dediğim gibi... Kitabı sadece okumuyorsunuz, kitabın içinde yaşıyorsunuz! O duyguları misliyle hissediyorsunuz. Yalın, düz bir anlatımı var ve her kesime hitap ediyor. Okuyabilirsiniz...
Edebiyat
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,3bin okunma
7/10
·68 syf.··
2021 13. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2021 02:44
Aşk, ayrılık, yalnızlık... ve ölümü konu alan bir şiir kitabı. Bazı şiirleri okurken bazı satırların içinde kaybolduğumu hissettim. Gerisi kısmen güzeldi. Belki de okuyan çoğu kişi benimle aynı durumdadır. Ne kadar yalnız, bitik insanla dolu dünya, değil mi? Gittikçe çoğalıyoruz. Şükrü Erbaş'ın okuduğum ikinci kitabı olmakla beraber kısmen beğendiğimi söyleyebilirim. İlk olarak 'Yaşıyoruz Sessizce' kitabını okumuştum ve kitabın kapağını kapattığımda etkisinden birkaç dakika çıkamamıştım. Bu kitabın böyle bir hissi yaşattığını söylersem yalan konuşmuş olurum. Tavsiye edilir mi pek emin değilim ancak boş zamanınızda biraz dinlenmek için açıp okuyabilirsiniz.
Şiir
Bağbozumu ŞarkılarıŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202212bin okunma
7/10
·152 syf.··
2021 11. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2021 22:17
Kitabı okuduğunuzda çok fazla düşünce esir alıyor benliğinizi. İncelememi hiç siyasete, yönetime, kapitalizme, sosyalizme çekmeyi düşünmüyorum. Zaten, kitabın arka kapağında bile bir politik taşlama olduğu yazıyor. Bunun için küçük bir özet geçeyim. Beylik Çiftliği'ndeki ayaklanma, Koca Reis diye adlandırdıkları bir domuzun son sözlerinden birkaç gün sonra gerçekleşiyor. Bu ayaklanma sonrasında koca bir çiftlik hayvanların eline kalıyor. Yöneticileri domuzlar olarak seçen hayvanlar yaşamlarını sürdürmeye başlıyorlar. İnsanlara büyük bir nefret duyarlar, insanların hayvanlara yaşattığı iş ve yemek arasında giden hayatı benimsemedikleri içindir bu nefretleri. İlk başlarda "Bütün hayvanlar eşittir" sözüne sadık kalarak hayatlarını devam ettirirlerken, bu söz zamanla "Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar öbürlerinden daha eşittir." olarak değişir. Cümleden de anlaşılacağı üzere üstünlükler ortaya çıkar. Gözleri kör edilmiş hayvanlar, sadece üstün olanların emirlerine uyarak bütün bir ömürlerini geçirirler. Kitabın son paragrafını paylaşayım sizinle: Artık domuzların yüzlerinde ne olduğu anlaşılmıştı. Dışarıdaki hayvanlar, bir domuzların yüzlerine, bir insanların yüzlerine bakıyor; ama onları birbirinden ayırt edemiyorlardı. Keyifli okumalar.
Edebiyat
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,1bin okunma
"Hiçbir sevgi kemik kırmaz."
7/10
·448 syf.··
2021 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2021 06:48
"Sevgi öldürmez, yalnız hayat verir." Rüzgar Ulu. Başarısı ve hırsıyla tanınan bu genç kadın, bir hastanede asistan doktordur. Küçük yaşında babasından gördüğü şiddet yüzünden evinden kaçarak, yeni bir şehirde kendi ayakları üzerinde durmayı başarmıştır. Yalnızlığı paylaşan bu kadın zor günlerinin ardından, azmiyle güzel günlerine kucak açmışken, bir anda saplantılı bir tacizcisi ortaya çıkıyor. İlk olarak evinin önünde notlar bulmaya başlıyor. Her şey bu ilk notla başlarken kadında bir sürü korkular meydana çıkıyor. "Ben geldim." İlk birkaç notu anlamsız karşılarken git gide korkunçlaşan bu notlar haliyle kızı ürkütüyor. Kendi çabasıyla bunu ona kimin yaptığını öğrenmeye çalıştığı zamanlarda, yeni komşusu olan genç adam Tuna, bir şekilde hayatına giriyor. Tuna & Rüzgar arasındaki ilişki güzel bir aşka dönüşürken, yaşadıkları olaylar, verdikleri tepkiler, diyalogları okuyucunun kitaptan sıkılmasını engelliyor. Kızın bu zor gününde ona destek oluyor, saplantılı adamı bulmak için yardım ediyor ve birkaç ay içerisinde adamı buluyorlar. Gördüğü kişi karşısında epey sarsılan genç kadın bu işin peşini bırakmadan şikayetçi oluyor. Böylece mahkeme süreci başlıyor. ... "Açmazsan kaybolacağımı mı sanıyorsun?" "Bir gün aramıza kapanan bütün kapıları açacağım. Ve sana öyle bir sarılacağım ki kemiklerin kırılacak." "Öyle anlar geliyor ki... Tebessümün hayalime sığamaz hale geldiğinde önce seni delicesine öperek öldürmek, sonra bu hazzı binlerce kez yaşayabilmek için öptüğüm yerlerden diriltmek istiyorum, sevgilim. Belki... Bir gün." ... Açıkçası kitabı okurken sıkılmıştım çünkü notu gönderenin kim olduğunu ilk elli sayfada anladım. - Tabi ki de şaşırdığım yerler de olmuştu. - Ona rağmen Tuna ile olan sahnelerini çok sevdiğim için kitabı bırakmadan devam ettim. Kızın yaşadıkları
Edebiyat
Rüzgara DokunmakK. Kübra Berk · Ephesus Yayınları · 20202,994 okunma
Reklam