Ama en kötülerimizin bile yoldan çıkarıcı şeye karşın metanetlerini belirli ölçüde de olsa korumalarını mümkün kılan o dengeleyici içgüdülerden kendimi bile isteye sıyırmıştım ve benim durumumda azıcık yoldan çıkarılmak bile yıkım demekti.
İnsanlar eskiden hem kendilerine hem de saygınlıklarına leke sürülmesin diye kirli işlerini gözü kara haydutlara yaptırırlarmış. Oysa ben bunu zevk için yapan ilk kişiydim.
Böylece, artık iki karakterim ve suretim olmuştu, biri tümden kötü öbürü ise hâlâ o eski Henry Jekyll; ama bu uyuşmaz bileşimin düzelmesinden ve iyileşmesinden çoktan umudu kesmiştim. Diyeceğim, gidiş tümüyle kötüye doğruydu.
İlk başlarda, insanların daha belirgin bir korkuyla yaklaştıklarını gözlemledim. Bu, kanımca karşılaştığımız insanların hepsinin iyilik ile kötülüğün bir bileşimi olmalarından ve insanlar arasında bir benzeri daha olmayan Edward Hyde'ın katışıksız kötülük olmasından kaynaklanıyordu.