Gecenin sessizliği çöktü üstümüze
Elvedalara sığamadık sevgili
Ben senin yağmur yağarken sığındığın bir otobüs durağıydım
Sen ise üç günlük ömrümün son saatleri
Kelebek ömrü mutluluğum vardı
Sensedikçe tüten sigaramla
Bir yıldızlı geceydi seni anmak
Sararmış fotoğrafına bakarak
Mazide kaybolmaktı
Ruken Tosun
"Bayan hazlar verici kökler çıkardı bana,
Yaban balı topladı, kudret çiği içindi,
Ve sonunda dedi ki kendi peri dilinde
'Çok seviyorum seni.'
"Sonra götürdü beni büyülü mağ'rasına,
Or'da gözyaşı döktü, bir ah çekti kederle,
Or'da kuruttum ben de o vahşi gözlerini
Yanan öpücüklerle.
"Or'da uyuttu beni tatlı ninnileriyle,
Bir rüya gördüm or'da - Ah! bahtım ne de kara,
Biraz önce gördüğüm pek taze bir rüya bu
Bu ürperten yamaçta.
Solgun krallar gördüm, prensler, savaşçılar
Ölüm solgunluğuydu hepsinin yüzündeki;
Haykırarak dediler ki - "La Belle Dame sans Merci
Beni de tutsak etti!"
John Keats
Kimsesiz Ölüm
Usul usul akacak zaman, ne yaptığını bilmeden,
Dünyadan, kendinden bihaber,
Yıldızlardan, güneşten aydan...
Ve aşktan...
Hüzün uçurumlarında bekleyeceksin ölümü,
Parlayan yıldızlar kadar istekli,
Son kez bakacaksın maviliğe; denize gökyüzüne...
Ve bir an gelecek hırçın dalgalar kucaklayacak seni,
Herkesi olan kimsesiz gibi...
Ruken Tosun