Rukiye Demir

Rukiye Demir
@rukiye1165
Puan vermedi·68 syf.··
2023 35. kitabı
"Onu sevmek, nefes almak gibidir. Gel de nefes almaktan vazgeç şimdi" demiş Mevlana. Sevmek, şansın yoksa yaşarken ruhen ölmeyi göze almaktır. Stefan Zweig' in Satranç kitabını okudum ve beğenmişle beğenmemiş arasında kaldım. Yalnız iyi olan bir tarafı var bu yazarın; olay örgüsü kuvvetli ve okurken film izliyormuşçasına bir his uyandırıyor. Bu yüzden şansımı Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu kitabında denedim ve bayıldım. Kitabı kesinlikle tavsiye edeceğim için spoiler vermeden yoğunlaştırılmış duyguların kenarlarından kalemle geçmek istiyorum. İnsan bir defa aşık olabilir ve eğer bir çok defa aşık olduğunu idda edebilen varsa hiç aşık olmamıştır çünkü şanslıysan aşk bir defa uğrar ve gider. Karşılıksız aşk, bedenen yaşayıp ruhen hayata veda etme cesaretidir bana göre. Herkes aşkı farklı şekilde yaşayabilir ama bazıları yaşayamaz ve yazmaya çalışır. Bilinmeyen bir kadından bilinen bir adama yazılan bu mektup sevgisiz ve sadakatsiz geçen bir ömrü kaleme almış. Yaş küçük, aşk kapıda ve sevdiğin kişi sadece kapı altından bir ayak sesi... Bir hayatı bir zarfa sığdırmış, halinden memnun, yaşama çocukluğundan ruhen veda etmiş bir kadın kaç kişiye nasip olur bilmiyorum. Seviyorsun, unutluyorsun tanınmayan bir yüz haline geliyorsun ve sevdiğin insanın yüzünü her insanda görüyorken, sevdiğin insan senin yüzünde hep tanımadığı farklı yüzler görüyor. Evine giriyorsun, hayatına dokunuyorsun, şansın varsa bir iki kelime konuşup nefesini hissediyorsun şansın yoksa uzaktan izleyip ölmeye devam ediyorsun. Bir ölümü bir kelime ile anlatabilirsin ama kağıtlara dökülen ölmeyi dinlemek kolay değil. Ellerinde titreme, gözlerinde buğulanma ve vazonda artık gül yoksa her şeyin sonuna geldiğini anlıyorsun. Bir sabah uyanıp o vazoyu boş görmek artık asla dolmayacağının bir
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,8bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·288 syf.··
2023 48. kitabı
Serkan hocam sinir bilim üstadlarından biri diye düşünüyorum. Vücudumuzun bize ait olan tüm organların işleyişini sanki bir ders değil de mizahi bir anlatım ve konuyu betimleyici üslubuyla mükemmel bir şekilde anlatmış. Betimlemelere mizahi anlatımına hayran kaldım. Herkese hitap eder mi bilmiyorum. Ama Serkan hocanın kitapları mükemmel geliyor. Keyifli okumalar.
Beyinde Ararken Bağırsakta BuldumSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 20178,7bin okunma
Gene enfes bi Serkan Karaismailoğlu kitabıydı
Puan vermedi·224 syf.··
2023 49. kitabı
"..herkes yıllardır "Bardağın yarısı dolu mu, boş mu" diye tartıştı. Hiç kimse de sormadı "Yahu bu bardağın içinde ne var" diye. Bu kitapta bardağın içinde ne olduğunu ve bunun hayatımıza nasıl yansıdığını anlamaya çalışacağız." Dikkate değer, merak uyandırıcı bir başlangıç oldu benim için. İsmi itibariylede insanı kendine çeken eserlerden; zira bu farklıların oluşturduğu iletişim sıkıntıları gözardı edilecek gibi değil. Kavgalarımızın çoğunun sebebinin herkesin kendi bakış açısıyla bakması ve yorumlaması tezini her alanda ve durumda tecrübe ettiğimizden bu açıların yönlerini tespit etmede faydalı bulacağımı umarak okumaya başladım. Yazarın dili-uslubu olsun, anlattığı konu bakımından olsun beni heyecanla okumaya devam ettirdi. Konuya Nörobilim yönünden giriş yapan bu eser, insanın beyinle tanışma öyküsünü ele alıyor öncelikle. Duygulara, hissiyata geçmeden önce beynin vücuttaki işlevi konu edilmiş; koyun beyni üzerinden yapılan çalışmalarla.. sonra zamanla idam edilmiş erkekler üzerinden devam eden bu çalışmalar sebebiyle kadın ve erkek beyninin aynı işlevde olduğu kabul edilmiş. Zaman farklı bir gerçekligi insanın önüne serene karar. Kadın beyni işitme ve muhakeme yönünden gelişmiş durumdayken, erkek beyni odaklandığı bir şey varsa resmen zihni algıya kapanıyor imiş. Bir çok kavgaların sebebinin burdan türediğini söyleyen yazar bunu haklı sebeplerede dayandırıyor bizim için. Aynı şekilde kadın beyni empati odaklıyken erkek beyni çözüm odaklı. Bir sorun karşısında çözüm odaklı çalışan beyine, beni anlamıyorsun acımı hissetmiyorsun diyen bir empati beyin olacaktır. Bazen çözüm istenmez sadece anlaşılmak istenir. Yarısından sonra ilgimi biraz kaybetsem bile okumaya değer bir eser. Aradaki farkları tanımaya yardımcı olduğunu inkar edemem. Basit bir dille, günlük
Kadın Beyni Erkek BeyniSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 201912,4bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2023 29. kitabı
Sabahattin Ali yine yeniden etkiledi. Kızı Filiz ve Aliye hanımefendiye yazmış olduğu mektupları vefatından sonra bir araya getirilmiş. Sabahattin Ali' yi iyi bir eş olarak görebildim mi ? Emin değilim. Hapishanelerde düşüncelerinden ve yapmış olduğu eleştiri tarzındaki yazılarından ötürü bulunmak durumunda kalmış. Markopaşa dönemin siyasi eleştiri dergisi mizah amaçlı bu başına bela olmuş diyebiliriz. Takip edilmeler ambargolar kısıtlamalar... 40'lılı yıllardaki mücadeleler. Sanırım bu düşünce özgürlüğü anlamında olan mücadeleler hep vardı ve var olacak .. Beklediğim bir kitaptı. Güzeldi ve tabiki keyifliydi.
Canım Aliye, Ruhum FilizSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202031,6bin okunma
Puan vermedi·431 syf.··
2023 61. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2023 10:59
Özgüvenli, kişilikli, özgürlükçü Pirayem benim! Piraye Batılı değerlere göre yetiştirilmiş, kültürlü genç bir kadın Haşim ise Diyarbakırlı bir aşiret reisinin iyi eğitim almış, biricik oğlu. Yine de törelerden kaçamıyorlar. Eğitim, töre baskısının üstesinden gelemiyor... Canan Tan'ın dediği gibi Ne benim sözüm geçer bu ikilemde Ne de senin Böyle gelmiş böyle gider Son söz TÖRE'nin! Kitabın sonu çok sarstı beni... Maalesef ne eğitim ne de diğer olumlu etkenler set çekebiliyor kemikleşmiş törelere. Yıllanmış alışkanlıkları yıkmak zor.
PirayeCanan Tan · Altın Kitaplar · 201350,4bin okunma