her hafta aklımıza bir rumeli türküsü takılıyor geçen hafta aman bre deryalar demiştik bu hafta "manastır'ın ortasında var bir çeşme canım çeşme" diyerek devam ediyoruz
Bir olaydı, pîr olaydı Ne olur benim olaydı? (Rumeli Türküsü)
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Nadir Şah Nadir Şah Afşar (22 Ekim 1688, Dergez - 19 Haziran 1747, Fethabad), Afşar İmparatorluğu'nun kurucusu ve ilk hükümdarı olan Türkmen şahtır. Azerbaycan ve İran tarihlerinin en güçlü hükümdarlarından biri kabul edilip, 1736'dan 1747'deki suikastına kadar Afşar İmparatoru ve İran şahı olarak hüküm sürmüştür. Batı Asya, Güney Kafkasya, Orta Asya ve Güney Asya'da birçok seferde savaşmıştır. Askeri dehası nedeniyle, bazı tarihçiler onu İran'ın Napolyonu veya İkinci İskender olarak tanımlamıştır.İran, Azerbaycan, Hindistan'ın kuzeyi ve Orta Asya'nın bir bölümünü içine alan büyük Afşar İmparatorluğunu kurdu. Afganlar, Osmanlılar ve Babür İmparatorluğu'na karşı zaferler kazandı. Nadir Şah, Asya'nın son büyük fatihiydi. Osmanlılar ve Babür İmparatorluğu arasında Afşarlar'ı yeniden saygın bir yere getirdiği için övülür. Kaynaklarda Nadir Şah'ın, teşkilatçı, cesur, zeki ve çok enerjik bir yapıya sahip olduğu belirtilmiştir. Farsça'yı çok iyi bildiği halde Türkçe'yi (Çağatayca) kullanmayı tercih etmiştir. Hatta Çağatayca Türkçesi ile yazılmış yarlığı mevcuttur. Hindistan'da Karnal Muharebesinden sonra Babürlüler hükümdarı Muhammed Şah'la, Nadir Afşar arasındaki görüşmede iki hükümdar Türkçe konuşmuşlardır. Nadir Şah, Safeviler'in aksine Şia'yı Caferilik ismi altında dört Sünni mezhebin yanında beşinci İslam mezhebi saymak istemiş ve bu amacı onun iç ve dış politikasının temelini oluşturmuştur. Nadir, Horasan'daki Abiverd hudut bölgesinde yaşayan Afşarlar'ın “Kırklu/Kıruklu” obasına mensuptur. Obasının kış için göçü sırasında Dasgird/Dergez köyüne ulaşıldığında doğdu. Babası İmam Kulu Beğ oğluna Nadir Kulu adı verdi. İmam Kulu Beğ hakkında kaynakların bazılarında deriden elbise dikicisi veya kürkçü olduğu, bazılarında da çoban olduğu söylenmiştir. Küçük yaşta babasını
Rumeli hisarı 1934
Leyla
Leyla, Evlâd-ı Fatihân’ın ayzıt kızı Kömür gözlere ne de güzel yakışır o ten Leyla, Mostar’a şavkıyan çoban yıldızı Rumeli toprakları kadar güzelsin sen. Ben, ihtilal kumandanı Gazi Batur Yahya Sen, Müşir Sami Paşa’nın güzel kızı Leyla Avuçlarında parçalanır şarkî coğrafya Nişabur elmasları kadar güzelsin sen. Leyla, Batı Türkistan’ın selvi güzeli Saçları divan şiiri, gözleri Kerkük gazeli Elleri lale, karanfil, nergis bezeli Niğbolu kılıçları kadar güzelsin sen. Mustafa Eşref Bey’e mendilini vermişsin İçine de saçlarından bir telini koymuşsun Sen bu Yahya’ya acunu bağışlamışsın Divriği ırmakları kadar güzelsin sen. Mendilini Mustafa’dan az evvel aldım Üç defa öptüm de kalpağıma sürdüm Saçının telini cevşen-i kebire sardım İsfahan bahçeleri kadar güzelsin sen. Payitaht, cesedime bin kese altın saymış Peşime de bin beş yüz acem süvari salmış Bu hengâmede Yahya seni nasıl sevmiş? Boğazkesen hisarları kadar güzelsin sen.
elveda rumeli*
-kartalların kanadı olsa bende uzak diyarlara gitsem orada seni ve istanbul’u görsem..
Alıntı