Nutuk
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 160. kitabı
Mustafa Kemal Atatürk’ün kaleme aldığı Nutuk, sadece Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş belgesi değil; aynı zamanda bir liderin, küllerinden doğan bir ulusu nasıl inşa ettiğini gösteren muazzam bir tarihi, sosyolojik ve edebi şaheserdir. 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında CHP İkinci Kurultayı'nda Atatürk tarafından toplam 36 buçuk saatte okunan bu tarihi konuşma, 1919-1927 yılları arasındaki dönemi birinci elden belgelerle ortaya koyar. Nutuk, kronolojik ve tematik olarak incelendiğinde üç ana bölüme ayrılır. Atatürk eser boyunca askeri bir dehadan, modern bir devlet kurucusuna evrilen süreci bizzat yönettiği telgraflar, mektuplar ve resmi kararlarla destekleyerek anlatır: Kuvayı Milliye Dönemi (1919 - 1920): Samsun’a çıkışla başlar. Amasya Genelgesi, Erzurum ve Sivas Kongreleri ile dağınık haldeki yerel direniş odaklarının (Kuvayı Milliye) "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" çatısı altında tek bir iradeye dönüştürülmesini anlatır. TBMM ve Savaşlar Dönemi (1920 - 1923): Ankara'da meclisin açılması, düzenli ordunun kurulması, iç isyanların bastırılması ve Batı Cephesi'ndeki askeri zaferlerin (İnönü, Sakarya, Büyük Taarruz) diplomatik başarıya (Lozan Antlaşması) dönüşme sürecidir. Cumhuriyet ve Devrimler Dönemi (1923 - 1927): Saltanatın ve hilafetin kaldırılması, cumhuriyetin ilanı ve yeni bir toplum düzeni kurmak amacıyla yapılan radikal modernleşme hamlelerinin (kılık kıyafet, hukuk, eğitim devrimleri) gerekçelerini içerir.
NutukMustafa Kemal Atatürk · Doğan Kitap · 2021357 okunma
7/10
·103 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 19:41
Vatan Yahut Silistre Namık Kemal; Namık Kemal, Türk edebiyatında hem şair hem de yazar olarak kabul edilir edebiyatın her dalıyla ilgilenmiştir. Şiirler, tiyatro oyunları, romanlar ve makaleler yazmıştır. Vatan ve millet sevgisi konulu yazıları sebebiyle kendisine Vatan Şairi denmiştir. Namık Kemal; annesini küçük yaşta kaybetmiştir. Bu yüzden vali olan dedesinin yanında büyümüş. Dedesiyle birlikte Anadolu ve Rumeli'de pek çok şehir gezmiştir. Arapça, Farsça ve Fransızca gibi dil eğitimleri vardır. Daha sonraları İstanbul'a gelerek Tercüme Odası'nda çalışmaya başlamıştır. Burada dönemin aydınlarıyla tanışmış. Yazılarında ilk kez hürriyet, millet, vatan ve adalet gibi kelimeleri kullanmıştı. Namık Kemal, devleti kurtarmak isteyen "Genç Osmanlılar" grubunun liderlerindendi. Padişahın yanında bir de halkın seçtiği meclis olmasını yani Meşrutiyeti istiyordu. Nitekim daha sonra ilk Osmanlı anayasasını yani Kanun-i Esasi hazırlayan kurulda da görev aldı. Kemal, İmparatorluk içindeki tüm milletlerin (Türk, Arap, Ermeni, Rum) "Osmanlılık" duygusuyla bir arada barış içinde yaşamasını savunuyordu. Ancak bir süre sonra Hükümet karşıtı yazıları yüzünden ceza almamak için Londra ve Paris'e kaçtı. Orada gazete çıkarmaya devam etti.İstanbul'a dönünce Vatan Yahut Silistre oyununu yazdı. Oyun halkı çok coşturunca Padişah Sultan Abdülaziz tarafından Kıbrıs'taki Magosa Kalesi'ne sürgün edildi. Orada 38 ay zindanda kaldı. Sürgünden döndükten sonra da rahat durmadı. Sultan II. Abdülhamid döneminde de Midilli, Rodos ve Sakız adalarına sürgüne gönderildi. 1888 yılında, henüz 48 yaşındayken Sakız Adası'nda hastalanarak vefat etti. Namık Kemal ilklerin yazarı; İlk Edebi Roman: İntibah İlk Tarihi Roman: Cezmi Sahnelenen İlk Tiyatro Oyunu: Vatan Yahut Silistre En Ünlü Şiiri: Hürriyet
Vatan Yahut SilistreNamık Kemal · Kurgan Edebiyat · 201327,6bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·364 syf.··
2026 20. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 16:37
Eser, Rumeli topraklarında Bulgar ve Rus güçlerinin Müslüman halka yaşattığı acıları ve vahşetleri gözler önüne seriyor. Hüseyin Râci Efendi’nin bizzat tanık olduğu olaylar, insanın kalbinden kolay kolay silinmeyecek kadar sarsıcı ve derin izler bırakıyor. Kitabı okurken geçmiş ile günümüz arasında sık sık muhakeme yapıyor, benzer hataların farklı şekillerde hâlâ tekrarlandığını fark ediyorsunuz. Geçmişin ışığında geleceğe hangi yönde bakmamız gerektiğini düşündüren bu eser, yaşananları tüm gerçekliğiyle okuyucuya aktarıyor.
Zağra Müftüsünün HatıralarıHüseyin Raci Efendi · Ketebe Yayınevi · 2024145 okunma
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 55. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 21:04
#SonGün içerisinde kendi hikayesi de bulunan @ozancan_de ın derlediği, edebiyatımızın güçlü kalemlerinin bir araya geldiği ve son gün temalı hikayelerinin bulunduğu bir öykü seçkisidir. Her yazar son günü kendine göre yorumlarken okura da birbirinden güzel ve farklı türde okuma şöleni sunmuş. 19 yazar ve öyküleri kısaca; - Hizmet ettiği aileyi gerçekten sahiplenen bir yapay zekanın aile huzurunu bozan bireye bulduğu çözüm. - Herşeyi unutmadan önceki son günü sahnede karşılamak isteyen oyuncu. - Yaptığı leziz patatesli böreğe atılan iftiranın intikamını son Altın gününde alan ev hanımı. - İkizlerin bedenen birbirlerinden ayrılmadan önceki son anlarını - Son gün temalı öyküsüne yazacak ilhamı arayan ve tekrara düşen bir yazar. - ️Kaybettiği kız arkadaşı ile yaşama sebebini de kaybeden bir erkeği. - Kabul görmemiş, benimsenmemiş aile üyesinin son günü - ️İyi hissetme üzerine kurulu bir toplumda yasak olan duyguya kapılan bireyin son seansı. - Tedaviye başlamadan önce unutmak istenmeyen arkadaşa yazılan son mektup - Hastanede izine ayrılmak için son mesai bitimini bekleyen doktor ve kalmak ile gitmek arasında kalan hastanın son dakikaları - Bir annenin doğmamış bebeğinin son gününü ilk gününe çevirmesi - Balkan Harbinde Rumeli'de bulunan bir gazetecinin katıldığı son vampir avı - Nazi Almanyasında bir diktatör ve sevgilisinin son günü - Yıllar önce bulunan bir gömü ve lanetin son sürprizi - İlk düellosundan kaçan Cem'in son düellosunda yaşadıkları - İdama mahkum arkadaşını kurtarmak isteyen acemi dedektifin son saatleri - Adını ve yaşamı sorgularken Dünyanın son gününü yaşayan Songün'ü. - İçindeki boşluğu sanal ortamda doldurmaya çalışırken kayboluşun güncesini tutanı. - Doğup büyüdüğü asteroitte son gününe uyanan madenci ve kaybettiği anne yadigarı kolyenin sırrı Eğer
Son GünKolektif · Doğan Kitap · 20268 okunma
Bir kahramanın acı sonu
Puan vermedi·352 syf.··
2026 10. kitabı
Arap ihanetine uğrayan Teşkilat-ı Mahsusa reisi Süleyman Askerî Bey intihar edecektir. Onun kaleminden ise şu sözler dökülecektir; "Binlerce yıl hür yaşayan bir milletin torunlarıyız. Steplerin kurdu, Arslan'ı, göklerin kartalıyız." Tarih sahnesinde nice kahramanların hikayesini yazılmıştır. Ama Süleyman Askerî Bey'in yeri ayrıdır. Türk ordusunun en şerefli subaylarındandı. Sorumlu olduğu birliği harp alanında bizzat en ön cephede yürüyemez halde ve yaralı olmasına rağmen yönetecek kurmaydı. Süleyman Askerî Bey Edirne askeri okuluna iken orada öğrenim gördüğü süre boyunca Kuşçubaşı Eşref ve Yenibahçeli Şükrü ile dost olmuştu. Bu bağlantının ileride Türk teşkilatının gizli yapılanmasına katılmasını sağlayacaktı. Harp akademisinden mezun olup Osmanlı ordusuna Yüzbaşı rütbesi ile katılmıştır. Meşrutiyetin ilan sürecinde ismi çok geçen Süleyman Askeri Bey; Makedonya'da yürütülen çete takibinde kendini göstermiş, Rumeli'de II. Abdülhamit'e karşı olan genç subaylar arasında yer almış, gayet teşkilatçı bir insandı. 2. Abdülhamid'i tahttan indirecek olan harekat ordusuyla İstanbul'a gelen Askeri Bey 4 Eylül 1909 yılında kolağası olmuş ve Bağdat'a jandarmaları organize etmek için gönderilmiştir. Trablusgarp savaşı sırasında işgal teşebbüsü karşısında kılık değiştirerek yakın arkadaşlarıyla beraber Bingazi'ye gelmiş, Enver ve Mustafa Kemal Paşalarla birlikte mücadeleye katılmıştı. II. Balkan Savaşı sonrasında Bulgarlar ile yapılan İstanbul Anlaşması öncesinde Garbî Trakya Hükümeti'nin kurulmasını sağlamıştır. Teşkilât ı Mahsûsa'nın resmen kurulmasından sonra,ilk başkan olarak teşkilatın yurt içi ve yurt dışı faaliyetlerini düzenlemiştir. Süleyman Askerî'nin kısa ve kariyerinin en önemli evresini 1914-1915 yıllarında Irak'ta yaptığı faaliyetler oluşturmuştur. Süleyman Askerî 3
Süleyman Askerî BeySüleyman Tekir · Kronik Kitap · 0235 okunma
Puan vermedi
Kitap Erhan Afyoncu'nun Osmanlı'nın son dönemlerini , işgal yıllarını ve Kurtuluş Savaşı'nın başladığı yıllarda yaşanan tarihsel vakalarla ile ilgili yazdığı köşe yazılarından oluşuyor. Çıkaracağımız çok ders var. Tanzimat - Islahat Fermanları, Devleti ayakta tutacak güçlü kadroların bir türlü yetiştirilemeyişi, yapılan ıslahatların bir türlü bünyeye fayda sağlamaması,Rumeli'de kaydedilen Vatan, Balkan Savaşı'nın utancını silmek için Çanakkale'de gözünü kırpmadan savaşan Mehmetçik,Medine'de Fahrettin Paşa'nın efsanevi direnişi , Çölde sebil gibi akan Türk kanı ve yaşanılan ihanetler ,Ahd-i Milli hasreti, 1920'de Musul için verdiğimiz mücadele... Emin olun satırları okuduğunuzda aslında bugünü okuyor olacaksınız
Geleceği Anlamak İçin Yakın Tarih DersleriErhan Afyoncu · Yeditepe Yayınevi · 2021171 okunma