Yüzlerce kez canıma kıymanın eşiğine geldim fakat yine de seviyordum hayatı. Bu gülünç zaaf belki de en vahim eğilimlerimizden biridir; biteviye yere çalmaya can attığımız bir yükü daima taşıma arzusu, varlığından iğrenmek ama yine de yapışmak o varlığa, velhasıl, bizi yutmakta olan yılanı, kalbimizi kemirinceye değin okşamak... Bundan daha aptalca bir şey olabilir mi?
Bir karıncanın tuttuğu yoldan, bir çiçeğin gülüşünden, bir tabutun esrarına kadar insanların ilgilendiği her olayda, alınyazısının arka planda ellerini teşhis etmek mümkündür.