Şahan Şahnur, İstanbul Üsküdar'da doğar.Dayısı Ermeni kültür dünyasının önemli entelektüellerinden biri olan, Teotig'dir.1922 yılında pek çok Ermeni gibi, Şahan Şahnur da ülkeden ayrılır.Paris'te fotoğrafçılık yapmaya başlar.
Sessiz Ricat'ı yazdığında henüz
24-26 yaşları arasındadır.
Sessiz Ricat'ın ana karakteri Bedros, tıpkı Şahan Şahnur gibi 1922 yılında İstanbul'u terk etmek zorunda kalır.
Bedros'un hikâyesi aslında bir kuşağın hikâyesidir.Sevdiklerini, evlerini geride bırakarak, yepyeni bir ülkede, çaresizlik içinde hayata tutunmaya çalışanların, hikâyesidir.
Bedros, Fransa'da ismini Pierre olarak değiştirerek fotoğrafçılık yapmaya başlar.Fransız Nenette ile fırtınalı bir aşk yaşar.
Bedros sadece ülkesini değil, geçmişini, kimliğini, en önemlisi geleceğini kaybetmiştir.
Roman boyunca bir isim karmaşasıdır gider.Bir yerde Bedros olarak çıkar başka bir yerde Pierre olarak çıkar karşımıza.Bazen Ermeni'yim diye kükrer, Ermeni damarından bahseder Bedros.Bazen Pierre kimliğine bürünür, tepeden tırnağa.
Sessiz Ricat'ın alt başlığı Resimli Ermeni Tarihi'dir.
Gerçekten Avrupa'da kimliklerini yitirmenin travmasını yaşayan bir grup Ermeni genci resmeder, Sessiz Ricat'ta Şahan Şahnur.
"Zaman onları birbirinden ayırdı.Paris kaldırımlarına atılmış çoğu daha çocuk yaştaki gençler felaketin ilk aylarında sonsuz bir sevgi ve şefkatle birbirlerine sokulmuşlardı.Doğdukları yer, aileleri, gelecekleri ellerinden alınmış, aklını kaybetmiş bu Ermeni çocuklar o günlerde birbirlerine tutundular, ta ki zaman geçip de adım atabilene, bıyıkları terleyene kadar." (syf 139 )diye açılır bir bölüm, romanda.
Zaman o küçük topluluklarını dağıtır.
Şahan Şahnur Ermeni kimliğine yönelik ciddi eleştirilerde de bulunur.
"Ermenilerin başarılı ressamları vardır ama resim sanatları