Reşad Ekrem Koçu, Osmanlı meyhanelerinin birçok farklı kesimden müşterisi olduğunu ama bu müşterilerin kendi ihtiyaçlarına göre meyhaneye farklı saatlerde geldiklerini anlatır. Gelibolulu Mustafa Âli, meyhanelere gelenleri iki sınıfa ayırır; ilk grup asabi civan'lar, zenperest'ler ve mahbûb-dost'lardan oluşur; ikincisi ise gece gündüz meyhanelerde içen, ömrünü buralarda geçirenlerdir. İlk gruptakilerin mahbûb'larıyla meyhaneye gelip sonra da halvethâne'sine (odasına, mahrem alanına) döndüklerini anlatan Mustafa Âli, bunları ikinci gruptaki işsiz güçsüz Araplar ve Ruslar kadar hakir görmez.
Sayfa 93·Kitabı okuyor
Montenegro'dan Prens Nikola, "I. Murad zamanında yok olduk. Şimdi V. Murad zamanında yeniden doğacağız!" dedi. Murad bunu görecek kadar dayanamadıysa da Nikola'nın dediği genel olarak doğru çıktı. Ancak doğru çıkmasını sağlayan da Sırlar değil, Ruslar oldu.
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Seni düşünüyorum, sık sık bazen bir kafeye giriyorum, kapının yanına oturuyorum, bir kahve söylüyorum sahte mermer masanın üzerine sigara paketimi, bir kutu kib­riti, bir tomar kağıdı ve keçeli kalemimi koyuyorum, kahve fincanının içinde küçük kaşığı uzun süre karıştırıyo­rum (oysa kahveye şeker koymuyorum, şekeri ağzımda eriterek içiyorum kahveyi, Kuzeyliler gibi, Ruslar ya da Polonyalıların çay içerken yaptıkları gibi)... işim varmış gibi, düşünüyormuş gibi, vermem gereken bir karar varmış gibi davranıyorum. Seni düşünüyorum, sokakta yürüyorsun, mevsimlerden kış, kürklü mantonun yakasını kaldırmışsın, yüzünde tebessüm, uzaksın..."
Sayfa 85 - Everest yayınları 2023
Anı-Mektup-Günlük Anlatı Edebiyat
Sinemada İtalyanlar, müzikte Almanlar, romanda Ruslar, şiirde İranlılar en yükseğe çıkmıştır. Zor yakalanacak, uçarıca bir ihtişama sahip Fransızlar edebiyatı da başka bir büyüklüktür.
Kronik yayınevi
Alıntı
Akılcılığa İsyan
Hepimiz iki olay yüzünden bu kasabadayız. Süpergribi insan ırkının aptallığına bağlayabiliriz. Biz yapmışız, Ruslar yapmış, Litvanyalılar yapmış fark etmez. Kimin başlattığı, asıl gerçeğin yanında önemini kaybediyor: Akılcılığın sonu, eninde sonında toplu mezar olur. Fizik kanunları, biyoloji kuralları, matematiğin düsturları, hepsi ölüm yolculuğunun bir parçası, çünkü biz neysek oyuz. Kaptan Trips olmasaydı başka bir şey olurdu. Tüm kabahati ‘teknoloji’ ye yüklemek çok moda ama bana göre tanımıda şöyle: ‘Akılcılık, varlığınhalinedairhiçbirşeyanlayamayacağımdüşüncesidir.’ Bir ölüm kapanı. Her zaman öyle olmuştur.
Sayfa 785 - Altın Kitaplar Yayınevi·Kitabı okuyor
Alıntı
Sinemada İtalyanlar, müzikte Almanlar, romanda Ruslar, şiirde İranlılar en yükseğe çıkmıştır.