İnsan, metal dinler, sinemasever, Lynch'in evreninde boğulup Scorsese'nin ara sokaklarında kaybolur, genel olarak sürreallik sevdiği için hayatta olanlarla pek ilgilenmez, hatta onlara güler, kahkahayla, sürekli, ölene dek, belki sonra da.
Bu dünyada bilseniz ne saçmalıklar, ne münasebetsizlikler oluyor ve bizler de işte hayat diye isyan edemiyoruz... Dünyanın içinde sadece mantıkla yaşanacağına inanmak ne büyük gaflet.
Eğer bir dilde değişik duygusal yaşantılar değişik sözcüklerle dile getirilemiyorsa bir kimsenin böyle bir yaşantıyı fark edip ayırt edebilmesi hemen hemen olanaksızdır.