ryan bailey
Her şeye sahip olsanız da hiçbir şey hissetmeyebilirsiniz.
Sayfa 208·Kitabı okudu
Hayata Dair
"Babamın, önüne arabamı park ettiğim tuğla duvarının kenarından yabani güller sarkıyordu.Bakışlarımı güllere diktim ve çiçekler gözlerimin önünde minik,kırmızı noktacıklara dönüşüne dek,artık bininci defa aynı şeyi düşünüyormuş gibi hissederek Rosalind Ryan'ı kimin öldürmüş olabileceğini merak ederek öylece dalıp gittim.
Sayfa 153·Kitabı okudu
Edebiyat & Roman
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kaçıp gitmek istediğiniz yerin kaçtığınız yerle aynı olduğunu görmek tam bir aydınlanmaydı. Hapishanenin bir yer değil, bakış açınız olduğunu anlamak. … Elektrikli piyanoyla kitaplar aynıydı. Kedisinin yokluğu yüzünden ve işini kaybettiği için duyduğu üzüntü aynıydı. Önünde yine bilinmezliklerle dolu bir hayat vardı. Yine de her şey farklıydı. Farklıydı çünkü başkalarının hayallerini gerçekleştirmek için yaşamak zorunda hissetmiyordu kendini. … Farklıydı çünkü ölümün eşiğine kadar gelmişken, şimdi capcanlıydı. Çünkü bunu o seçmişti. Yaşamayı seçmişti. Yaşamın sonsuzluğunu görmüş ve o sonsuzluğun içinde yalnızla neler yapabileceğini değil, nasıl hissetmeyi seçebileceğini görmüştü. Başka akorlar, başka ezgiler de vardı. İçine yer yer umutsuzluk serpiştirilmiş, hafiften orta depresyona kadar gidip gelen dümdüz bir çizgide yaşaması gerekmiyordu. Bunu bilmek ona umut veriyor, hayta yalnızca orada olduğu, ışıklı gökyüzünü ve vasat Ryan Bailey komedilerini izlemekten, müzik dinlemekten ve sohbetler etmekten, yalnızca kendi kalp atışlarını dinlemekten bile haz alabileceğini düşünüp duygusallaşarak resmen minnet duymasına neden oluyordu. Farklıydı çünkü, her şeyin ötesinde, acılarla dolu o ağır Pişmanlıklar Kitabı’ nı yakıp kül etmeyi başarmıştı.
Sayfa 278·Kitabı okudu
Farklıydı çünkü ölümün eşiğine kadar gelmişken, şimdi capcanlıydı. Çünkü bunu o seçmişti. Yaşamayı seçmişti. Yaşamın sonsuzluğunu görmüş ve o sonsuzluğun içinde yalnızca neler yapabileceğini değil, nasıl hissetmeyi seçebileceğini de görmüştü. Başka akorlar, başka ezgiler de vardı. İçine yer yer umutsuzluk serpiştirilmiş, hafiften orta depresyona kadar gidip gelen dümdüz bir çizgide yaşaması gerekmiyordu. Bunu bilmek ona umut veriyor, hatta yalnızca orada olduğu, ışıklı gökyüzünü ve vasat Ryan Bailey komedilerini izlemekten, müzik dinlemekten ve sohbetler etmekten, yalnızca kendi kalp atışlarını dinlemekten bile haz alabileceğini düşünüp duygusallaşarak resmen minnet duymasına neden oluyordu.
Sayfa 278·Kitabı okudu
işini kaybettiği için duyduğu üzüntü ayniydı. Önünde yine bilinmezliklerle dolu bir hayat vardı. Yine de her şey farklıydı. Farklıydı çünkü artık başkalarının hayallerini gerçekleştirmek için yaşamak zorunda hissetmiyordu kendini. Hayalindeki mükemmel evlat, kızkardeş, partner, eş, anne, çalışan olmaya uğraşmaktansa, doyum verici bir hayatı ancak yalnızca insan olarak, kendi amacının yörüngesinde dönerek, bir tek kendine hesap vererek yaşayabileceğini artık anlamıştı. Farklıydı çünkü ölümün eşiğine kadar gelmişken, şimdi capcanlıydı. Çünkü bunu o seçmişti. Yaşamayı seçmişti. Yaşamın sonsuzluğunu görmüş ve o sonsuzluğun içinde yalnızca neler yapabileceğini değil, nasıl hissetmeyi seçebileceğini de görmüştü. Başka akorlar, başka ezgiler de vardı. İçine yer yer umutsuzluk serpiştirilmiş, hafiften orta depresyona kadar gidip gelen dümdüz bir çizgide yaşaması gerekmiyordu. Bunu bilmek ona umut veriyor, hatta yalnızca orada olduğu, ışıklı gökyüzünü ve vasat Ryan Bailey komedilerini izlemekten, müzik dinlemekten ve sohbetler etmekten, yalnızca kendi kalp atışlarını dinlemekten bile haz alabileceğini düşünüp duygusallaşarak resmen minnet duymasına neden oluyordu. Farklıydı çünkü, her şeyin ötesinde, acılarla dolu o ağır Pişmanlıklar Kitabı'nı yakıp kül etmeyi başarmıştı.
Sayfa 278 - Domingo·Kitabı okudu
Alıntı
Kaçıp gitmek istediğiniz yerin kaçtığınız yerle aynı olduğunu görmek tam bir aydınlanmaydı. Hapishanenin bir yer değil, bakış açınız olduğunu anlamak. Deneyimlediği, birbirinden apayrı hayatlar içinde, en köklü değişim hissinin ancak kaçıp gitmek istediği hayatta yaşanabileceği, Nora'nın aldığı en garip dersti. Başladığı ve dönüp dolaşıp yine geldiği hayatta. En büyük ve en derin değişimi daha zengin, daha başarılı, daha ünlü olarak ya da Svalbard'da buzulların ve kutup ayılarının arasın-da olduğu için yaşamış değildi. Eski püskü kanepesi, yuka bitkisi, minik saksılı kaktüsleri, kitaplıkları ve hiç denenmemiş yoga egzersizleriyle dolu kitaplarıyla, o sevimsiz ve rutubetli evde, aynı yatakta uyandığı anda yaşamıştı. Elektrikli piyanoyla kitaplar aynıydı. Kedisinin yokluğu yüzünden ve işini kaybettiği için duyduğu üzüntü aynıydı. Önünde yine bilinmezliklerle dolu bir hayat vardı. Yine de her şey farklıydı. Farklıydı çünkü artık başkalarının hayallerini gerçekleştirmek için yaşamak zorunda hissetmiyordu kendini. Hayalindeki mükemmel evlat, kız kardeş, partner, eş, anne, çalışan olmaya uğraşmaktansa, doyum verici bir hayatı ancak yalnızca insan olarak, kendi amacının yörüngesinde dönerek, bir tek kendine hesap vererek yaşayabileceğini artık anlamıştı. Farklıydı çünkü ölümün eşiğine kadar gelmişken, şimdi capcanlıydı. Çünkü bunu o seçmişti. Yaşamayı seçmişti. Yaşamın sonsuzluğunu görmüş ve o sonsuzluğun içinde yalnızca neler yapabileceğini değil, nasıl hissetmeyi seçebileceğini de görmüştü. Başka akorlar, başka ezgiler de vardı. İçine yer yer umutsuzluk serpiştirilmiş, hafiften orta depresyona kadar gidip gelen dümdüz bir çizgide yaşaması gerekmiyordu. Bunu bilmek ona umut veriyor, hatta yalnızca orada olduğu, ışıklı gökyüzünü ve vasat Ryan Bailey komedilerini
Sayfa 278·Kitabı okudu