A Court of Silver Flames ~ #kitapyorumu
*alıntı*
"So Nesta had become a wolf. Armed herself with invisible teeth and claws, and learned to strike faster, deeper, more lethally. Had relished it. But when the time came to put away the wolf, she’d found it had devoured her, too."
•ACOSF, Dikenler ve Güller Sarayı serisinin dördüncü ve Nesta'nın hikayesini anlatan kitabı. Nesta, başına gelen olaylar yüzünden kendi kendini yıkıma sürüklemektedir ve ailesi de bunu engellemeye çalışır. Yani bu kitapta tamamen Nesta'nın bakış açısını, düşüncelerini ve duygularını okuyoruz.
•Açıkça söylemeliyim ki bu kitaptan beklediğim tadı alamadım. Gerçekten çok başka olaylar ve durumlar bekliyordum, Nesta'yı sevmeye hazırdım ve kollarımı iki yana açıp kitabı kucaklamak istedim. Ancak hiç de öyle şeyler olmadı ve ben bir süre durup bunu sorgulamak zorunda kaldım. Nesta'yı önceki kitaplarda seven birisi değildim ancak Maas'ın kalemiyle onu da seveceğime olan inancım tamdı. Peki sevdim mi? Kısmen evet ama sanki yazar genel olarak Nesta sevmeyenlerin düşüncelerini değiştirmek için zorlamış gibiydi. Diğer kitaplardaki hareketlerine göre karar vereceğim artık
•Sarah J. Maas popüler edebiyatta benim favori yazarım. 3 serisinden ikisini okuyup bitirdim ve gerçekten kalemine ve kurgularına bayılıyorum. Diğer kitaplarını o kadar çok sevmişken nasıl oldu da bu kitapta böyle hislere kapıldım anlayamadım. Nesta'nın düşüncelerini tabi ki okumamız gerekiyordu, sonuçta onun kitabı, ama serinin akışına etki edecek doğru dürüst bir olay bile olmadı. Yani karakter gelişimi görmek tabi ki beni mutlu etti ama 768 sayfalık kitap için biraz sönük kaldığını düşünüyorum.
•Nesta'nın hem yeni arkadaşlarıyla hem de Cassian'la olan ilişkisini çok sevdim. Yavaş yavaş ilişkileri güçlendi ve okuması daha da keyifli oldu.